<?xml version="1.0"?><!-- generator="bbPress" -->

<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
>

<channel>
<title>ilkhaber forum: Son 35 Mesaj</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/</link>
<description>ilkhaber forum: Son 35 Mesaj</description>
<language>en</language>
<pubDate>Wed, 20 Aug 2008 02:24:45 +0000</pubDate>

<item>
<title>tevafuk konu: "ABANT TOPLANTISI ve KUSTULAR..!"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=41#post-50</link>
<pubDate>Pts, 11 Aug 2008 18:07:46 +0000</pubDate>
<dc:creator>tevafuk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">50@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;Katılımcıların İNCİLERİ ?&#60;br /&#62;
- Araştırmacı Yazar Mustafa AKYOL ; “ Bütün Türkiye Kürdistan’dır, İstanbul başkenttir. Çünkü en büyük Kürt kenti İstanbul'dur. Bütün Türkiye aynı zamanda Türkistan’dır.” (Ölmüşüz de…, Eyvah ki eyvah!)&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- Prof. Mümtazer TÜRKÖNE ; “ Ben asker çocuğuyum. Asker ölüsünde yaşananları hissedebiliyorum ama dağda öldürülenlerin acısını da anlıyorum. “ (Yazıklar olsun sana ! asker babandan yediğin ekmeğe rağmen, benim şehidime ASKER ÖLÜSÜ ! diyorsun, )&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- İhsan DAĞI ; “ Türkiye Cumhuriyeti kendini kuran milli kültürlerin üzerinden bir silindir gibi geçti. Fakat geçemediği ortaya çıktı ve bugün şimdi işte o kurucu kültür tekrar ortaya çıkmaya başlıyor.” (Türkiye Cumhuriyetini kurduklarını iddia ettiler ya ; bize yol görünüyor dostlar, yol…Adını becerememişler, şimdi düzeltip KÜRDİSTAN yapacaklar herhalde !)&#60;br /&#62;
- MİT’çi Cevat ÖNEŞ:“Aydınlığın yolunu, gerçek anlamda demokratlar açacaktır.” ( Aydınlıktan ve demokratlardan kastedilen neyse? )&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- Gazeteci Yazar Ümit Fırat :“ Tek parti döneminde Kürtlere baskı yapıldı ve Çıkarılan Takrir-i Sükun kanunuyla başlatılan diktatörlük döneminde, idam edilen onca insanın cesetlerini bile vermediler.” (CHP-İNÖNÜ dönemine atfetmiş)&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- Doç. Dr. Kemal SAYAR :“ Biz ve Onlar : Kürt Sorununda Psikolojik Dinamikler’di.”&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- Cengiz ÇANDAR ; “ Kürt yoğun bölgelerde Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmesi ve hatta trafik levhalarındaki uyarıların, Kürtçe ve Türkçe olarak birlikte yazılması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürtlerle Türkler'in ortak devleti haline gelecek bir dönüşüm geçirmesi lazımdır. “ (Kürdistan-Türkistan ortak devleti yani ! ) Ey ÇANDAR, SENİNLE ORTAK OLAMAM kusuruma bakma ! &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bİ YERİNİZDEN UYDURDUĞUNUZ ÇOK BELLİ ...2 GÜNLÜK TOPLANTIYA SIĞDIRIN BAKALIM.İŞİNİZE GELEN YALANLARI SÖYLEYİN.ZATEN 2 GÜN YA KİMSE ANLAMAZ. CUMHURİYET GAZTESİNİN YAPTIĞI DÖNEK HABERLERİ BİLE BU İDDİA KARŞISINDA HİÇBİRŞEY...SOYTARI,BAŞKA SİTELERİN ZİLLETİNİ ÇEKEN BU SİTELERDEN ALDIĞINIZ GÜNEŞ GİBİ ORTADA...İŞİNİZ İNSANLARIN AKLINI KARIŞTIRMAK VE OYALAMAK.&#60;br /&#62;
zaten sizin ve sizin gibilerin işi ya darbe çığırtkanlığı olur.yada ergenekonculara ayakçı olur.&#60;br /&#62;
SELAM VE DUA İLE&#60;br /&#62;
tevafuk92(saygılar)
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "TÜRKEYE SAVAŞIYOR, İDAM NEREDE?"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=43#post-49</link>
<pubDate>Pts, 28 Jul 2008 21:56:33 +0000</pubDate>
<dc:creator>susurluk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">49@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;SUSURLUK&#60;br /&#62;
Ramazan NARİN&#60;br /&#62;
&#60;a href=&#34;mailto:xsusurlukx@hotmail.com&#34;&#62;xsusurlukx@hotmail.com&#60;/a&#62;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;TÜRKİYE SAVAŞIYOR, İDAM NEREDE ?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Önceden sık kullandığımız bir deyim vardı. “ DEVLETİN TEMELİNE DİNAMİT Mİ KOYDUK ? ”  Evet, dün, bugün veya yarın… Devletin temeline dinamit koyanlar var ve bu gidişle bu koymalar devam edecek. Ülkemizin her yerinde kan ve gözyaşı, sel olmuş geliyor üstümüze.  Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, gerek Kuzey Irakta gerekse Güneydoğuda alabildiğine savaşıyor. Bu vahşeti, bu dehşeti sona erdirmek, terörün belini kırmak için. Ama can derdine düşen teröristlerse, büyük bir cüret ile askeri birliklerimize, karakollarımıza dahi saldırarak, taciz ederek güya cevap veriyorlar. Yetmiyor, İstanbul’un Güngören’inde, masum insanların yürüdüğü bir caddede bombalarını patlatarak, suçsuz ve günahsız onlarca insanımızın ölmesine, yüzlerce insanımızın yaralanmasına sebebiyet verebiliyorlar. CÜRETLE…!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ben vatandaşım. Bu ülkenin birliği beraberliği ve üniter yapımızın bozulmasına, Başbuğ Mustafa Kemal ATATÜRK’ün Cumhuriyetine halel gelmesine karşıyım. Resmi ideolojiyi savunuyorsun diyor bazıları. Ama keşke resmi olsa diyorum ben de, savunduklarım gerçekten resmi ideoloji olsa..!  Ne bekliyorum peki ? Daha dün, daha evvelsi gün Güneydoğudan civan mert 20 yaşındaki evlatlarımızın, şehitlerimizin karşılamasını yapmıştık, yetmedi bugün İstanbul’ da hiç suçu günahı olmayan yüzlerce insanımızın, acısını yaşıyoruz. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ben ;  varsa DEVLETİMİN, varsa DEVLET YETKİLERİNİN, varsa CUMHURİYET Bekçilerinin, varsa HÜKÜMETİMİN ve varsa tüm siyasi partilerimizin ve sivil toplum kuruluşu denilen Sorozdan beslenmeyen milli teşkilatlarımızın, hep beraber bu teröre karşı demokratik ne varsa, yapmalarını bekliyorum/dum. Heyecanla bekliyorum. İstanbul’ daki bombaların verdiği infial ile bazı TV kanallarımız vur patlasın, çal oynasın a devam ederken, bazı BASININ hassasiyetlerini görüyorum ama, DEVLETİMİN HASSASİYETİ ? Onu göremiyorum.  Kükreyen bir ses duyamıyorum yani.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Olayın üzerinden saatler geçtikten sonra; Önce Cumhurbaşkanımız ve Meclis Başkanımızın demeçleri düşüyor basına. Alıp inceliyorum. “ Üzülmüşler, Tel’in etmişler, lanetlemişler, terörün amacına ulaşamayacağını vurgulamışlar, temenni etmişler, rahmet ve şifa dilemişler…? “ özeti bu.  Bence çok yazık. Çünkü bu demeçler, beklediğimiz demeçler değil. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Devletin CAYDIRICI bir söylemini duydunuz mu sahi ? Veya ; &#34;bak can almaya devam ederseniz sizi ABileriniz bile kurtaramaz !&#34; diyen birini ? Hani nerde bir yiğit çıkıp ta; &#34; akıttığınız kanda sizi boğacağız, doğduğunuza ve yaptığınıza bin defa pişman edeceğiz….&#34; gb. bir demeç yok. Böylesi demeci sadece, Cumhurbaşkanı ve Başbakan, Meclis Başkanından değil, tüm siyasi partilerimizin (DTP hariç,) yöneticilerinden neden duyamıyoruz ? Bu olaylar, az buz olaylar mı ? Toplumda infial yok mu sanıyorsunuz ? Yahu adamlar öylesine gemi azıya aldılar ki ;  karakollarımıza, askeri birliklerimize dahi saldırıp ateş açabiliyorlar ve kaçıyorlar, açıkça devletimizle ve milletimizle SAVAŞIYORLAR. Onların deyimiyle gerilla savaşını, kahpe savaşlarını pekala yürütüyorlar. Ben kendi ülkemde, kendisini korumaya çalışan bir askeri birlik, bir karakol tahayyül edemiyordum, şimdi yaşıyorum..!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;TERÖR veya SAVAŞ. Caydırırsanız karşı tarafı, keserseniz mamalarını, gözünü korkutursanız, oyarsanız  biter beyler. Yoksa, hem sırtlarını sıvazlar, hem de destek verirseniz kusura bakmayın… BİTMEZ BU SAVAŞ, BİTMEZ BU KAHPELİKLER..! &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Biteceği yönünde, bir ses te duyamıyoruz zahir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Aslında yaşadıklarımızın adını TERÖR koymak ta, olayları hafife almak gibi bir şey. Çünkü bu olayların adı, terör olamaz. Literatürde yok böyle bir terör. Bunun adı SAVAŞTIR, SAVAŞ beyler… İDAMI kaldırdığımız Yasada, savaş tehdidi durumunda dahi uygulamayacağız demişsek te… Savaşın gereklerine göre, hareket etmemiz gerekir. Ne günahı var bu Mehmetçiklerimizin (son şehitlerimizin adları da Mehmetmiş) ne günahı var yolda yürüyen vatandaşlarımızın. Kim koruyacak bu vatandaşlarımızı ? Emniyet güçlerimizin ne eksiği var ? Çete diye herkesin telefonunu dinliyorsunuz da, neden bu teröristlerin telefonlarını dinlemiyorsunuz ? İlla olaydan sonra ambülans göndermek ve şerit çekmek midir devlet olmak ?  Yoksa, günün icabı bahabında kıytırıktan bir kınama mıdır ? &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yahu bunlar devletin, yahu bunlar milletin temeline DİNAMİT döşüyorlar, mayın döşüyorlar, bomba döşüyorlar ve temelimizi sarsıyorlar… Milletimize, bir korku ve teslimiyet havasını vermek istiyorlar. Neredeyse, &#34; yahu alın gidin KÜRDİSTANINIZI, bölün ülkemizi &#34; mi diyeceğiz. Var mı böyle bir şey ?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SORUMLULARI   KİM ; &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bombaları atan, mayınları döşeyen 3-5 it değildir sorumlu. Onlara bu cüreti verenlerdir önce. Arkalarındaki iç ve dış güçlerdir. CÜRET dedim de, bu cüretkarlıklarının artması neden diye düşünürken; İDAM CEZALARINI kaldıran meclisimiz aklıma geldi. Hatta, Güngörendeki olay yerinde bazı vatandaşlarımızda bu konuyu dile getirmek istediler ama, televizyonların çok bilmiş muhabirleri, şimdi bunun sırası değil falan deyip geçiştirdiler. Vatandaşın ağzınra tıktılar sözünü yani.  Bana göre tam da sırası...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;İDAMI KİM KALDIRDI ? Ve İDAM CEZASI KONMALI !&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;TBMM tutanakları;&#60;br /&#62;
AKP grubu adına Bülent ARINÇ: &#38;lt;Ölüm cezasının kaldırılması konusu geldiğimiz noktada, bir zaruret ifade etmektedir. 1 Ağustos 2002 &#38;gt;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;AKP grubu adına Mehmet Ali ŞAHİN: &#38;lt;Ölüm cezasının kaldırılmasını Parti olarak, Grup olarak biz de istiyoruz. 1 Ağustos 2002&#38;gt; &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;AKP grubu adına Dengir Mir Mehmet FIRAT: &#38;lt;Asamadınız; bundan sonra da asamayacaksınız. 2 Ağustos 2002&#38;gt;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Kanuna geçilmesi için kabul oyu veren milletvekillerinin partileri :&#60;br /&#62;
“GÖKKUŞAĞI KOALİSYONU”&#60;br /&#62;
AKP   :  41 Evet&#60;br /&#62;
ANAP: 76 Evet&#60;br /&#62;
DSP   :  55 Evet&#60;br /&#62;
DYP   :  65 Evet&#60;br /&#62;
SP      :  22 Evet&#60;br /&#62;
YTP   :  50 Evet&#60;br /&#62;
BAĞ. VE DİĞER:  11 Evet&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;320 kişi;  İDAMIN KALDIRILMASINA SÖZ VERDİLER ! İDAMI KALDIRDILAR ! AB’ilerinden TEŞEKKÜR ALDILAR ! &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Sizleri, isim isim biliyoruz beyler ve unutmayacağız asla. Bugün yaşadığımız terör olaylarının, savaş sahnelerinin asıl sebebi CÜRETTİR. Bu cürette, İDAMI kaldıranlar tarafından verilmiştir. Yani GÜNGÖRENDEKİ katil kim derseniz bana veya katillerin destekçisi. Ben ; İDAMI kaldıranlar derim önce. APO itini yaşatabilmek adına, AB uyum paketine uyabilmek adına, idamı kaldırdınız Ve teröre cüret, teröre cesaret verdiniz. Hatta Türk Ordusuyla savaşmaya, Türk Milletiyle savaşmaya cesaret verdiniz. Şimdi biri bana söylesin Allah aşkına. Hangi caydırıcı önlem var yasalarımızda veya devlet nezdinde ?  Dikkat edin ; Bizi can vermeye, alıştırıyorlar adeta. Veya hangi terörist acaba cezaevinde yatmaktan korkmuşta, vazgeçmiş adam öldürmekten ? Yok böyle bir şey, yok böyle bir şey beyler. Caydırmayı bırakın teşvik var, teşvik…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ben vatandaş olarak haykırıyorum. MECLİSTEKİ BEYLER ; MİLLİ İRADE BİZİZ, YASAMA BİZİZ, YÜRÜTME BİZİZ DİYEN BEYLER... DERHAL İDAM CEZASINI YASALARIMIZA TEKRAR KOYUN VE ASIN BUNLARI. EN BAŞTA APOYU, YANINA GERİLLALARINI, İŞBİRLİKÇİLERİNİ KOYUP, ÖYLE ASIN. Asın ki, bakın terör ertesi günü bitiyor mu ?  Bitmiyor mu ? Ha, asmayacaksınız…Ha idamı koymayacaksınız…Gidin o zaman beyler, gidin. Evinize gidin.  &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ve bunun için de öncelikle meydanlarda İP ATAN GENEL BAŞKAN ünvanı bulunan benim de üye olduğum partimin genel başkanı Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ ve MHP gurubundan, İDAM cezasının yeniden konması teklifinin meclis başkanlığına vermesini istiyorum. CHP’den de destek istiyorum. Ben değil, bu millet istiyor. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;AKP’den bir şey istemiyorum... Kapatılabilineceği için değil, İDAMI KALDIRANLARIN BİR KISMI ZATEN ORDA diye istemiyorum. ASAMADINIZ, BUNDAN SONRA DA ASAMAYACAKSINIZ ! diyen AKP Genel Başkan Yardımcısı DENGİR MİR MEHMET FIRAT orda diye istemiyorum. Keşke böyle bir yasa teklifi önlerine gelse de bu meclisin, ve herkes görse kimin kel, kimin fodul olduğunu. Gizli oy değil açık oy istiyorum hem de. Yani kim, kimin yanında bu millet görmeli, bu millet bilmeli. Tanrı Türk’ü Korusun!
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "ABANT RUHU..!"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=42#post-48</link>
<pubDate>Sal, 08 Jul 2008 02:16:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>susurluk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">48@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;SUSURLUK&#60;br /&#62;
Ramazan NARİN&#60;br /&#62;
&#60;a href=&#34;mailto:xsusurlukx@hotmail.com&#34;&#62;xsusurlukx@hotmail.com&#60;/a&#62;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;            ABANT RUHU..!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;RUHSUZLAR..!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;İhanetlerini öyle bir kusmuşlar ki, içiçe geçmiş kirli ilişkilerinden ve işbirliklerinden dolayı, kime ne diyeceğimi şaşırmış durumdayım. Dün ABANT toplantısına katılanları ve imzaladıkları pislik bir bildiriden pasajları aktarmıştım. İçlerinde AKP Milletvekilleri, DTP yandaşları, İslamcı Basın dedikleri zevat, İslamcı mı Amerikancı mı olduğu tartışılan akademik zevat, medyatik meşhurlarımız, Sorozun beslemeleri, Fetullahçı muhteremler, Kürtçü ve AB’ci entelektüeller, masonlar  v.s   v.s  vardı/lar.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;VARDILAR. Çünkü nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti Devletini KÜRDİSTANLA ORTAK DEVLET yapmaya, BARZANİ'yi KUZEY KÜRDİSTANI tanımaya kadar VARDILAR… &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Hatta öyle ileri gittiler ki, CENGİZ ÇANDAR gibi eski Marksist şimdiki entel muhterem, Türkiye’nin Doğu bölgesindeki Trafik levhalarına varıncaya kadar, KÜRTÇE yazılmasını bile önerebildi. KUSTU yani.  Adeta ; BOP-Büyük Orta Doğu Projesinin taşeronu olduklarını ilan ettiler.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bugün, yorumlamamı yazacaktım. Düşündüm, taşındım. Bu bildiri karşısında nerede yaşadığımı düşündüm. Öz vatanımda parya ! durumuna düştüğüm  kanısına bile kapıldım. Çünkü söylenenlerin hepsi DEHŞETTİ ! &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ABANT RUHU. AKP Partisini de burada bu zevat kurmuş-muş. Şimdi KÜRDİSTAN’ı neredeyse ilan edecek seviyeye kadar gelmişlermiş-miş ve ABANT ruhundan esinlenerek yola devam ettiklerini söylüyorlarmış-mış. Doğru ; Beraber yürüdük biz bu yollarda şarkısını çala çala yürüyorlar hem de. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ABANT RUHU = 1998-2008 model AMERİKAN PROJESİ :&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;AKP belki kapanabiliri hesap ederek ; yeni oluşumun KÜRT ve FETULLAHÇI ağırlıklı olarak kurulması gerektiğini, Türkiye Cumhuriyetinin KÜRTLERLE ortak devlet olduğunu, İSTANBUL’un kürt kenti olduğunu ve hatta İSTANBUL’un başkent olması gerektiğini ima ederek, ilan edilmesini istiyorlar. MERKEZ BANKASI bile, elbette boşuna İstanbul’a taşınmıyor bu iktidar döneminde. Yani bölünmekten vazgeçmişler. Yani DİYARBAKIR’ın yıldız (yani KÜRDİSTANIN başkenti) olduğunu, ileri sürmüyorlar artık. Sinsiler...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bu ruhsuzlar ; BARZANİ’nin Kuzey Kürdistan’ını tanımamızı, BARZANİ ile ilişkiye girmemizi istiyorlar. KUZEY demeleri sebebinin bunun GÜNEYİ de var demek olduğunu, aba altından sopa göstererek, yani TÜRK-KÜRT ortak devleti olmazsa, BİRLEŞİK KÜRT DEVLETİNİN Türkiye’nin yarısını alabileceğini ima ederek bize anlatıyorlar. Hatta İma etmiyorlar sesli olarak söylüyorlar. Söylenenlere göre bölünmekten korkmamamız lazım ? Birleşeceğimiz için sevinmemiz lazım ? Sadece bir ortağımız olacak yani. O’ da AMERİKA ve KÜRDİSTAN. AKP’nin kurucusu Abdüllatif ŞENER Beyimizi de, hazır lider olarak lanse ediyorlar. Amerika bu konuda işini biliyor ama, titirli mitirli işbirlikçileri de, bir HARİKA ! Tek kusurları var, kustuklarını gösteriyorlar.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Tüm bunları da, bir genel af ile taçlandırmak istiyorlar tabii. Benim yıllardır aklıma gelen ürktüğüm senaryoyu fiiliyata geçirmek istiyorlar. İMRALI’nın KATİL APOSUNUN Af edilmesini,  Ankara’da kırmızı halı serilerek karşılanmasını, cezaevlerindeki pkklıların salıverilmesini istiyorlar. Gerillalarının, ellerini kollarını sallayarak, bizim şehit mezarlıklarımızın önünden siyah jeepleriyle geçmelerini hayal ediyorlar. İşi buraya kadar vardırdılar. Dua etsinler AKP İKTİDARI dönemine...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ABANT RUHU… Bu uydurdukları kelimeye de minnet duymaları lazım. 1998 yılında hortlattıkları bu ruh sayesinde 2008 de, “Bütün Türkiye Kürdistan’dır, İstanbul başkenttir. Çünkü en büyük Kürt kenti İstanbul'dur.” DEMEYİ BAŞARABİLDİLER.! TEK VATAN, TEK BAYRAK ! söylemlerinin altında yatan asıl gerçek, buymuş demek ki… Türk ve Kürtlerle TÜRKİYENİN SAHİBİ OLMAK ! Akıllılar valla. Tek Doğunun sahibi olurlarsa, Batının nimetlerini kaçıracaklar !!!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Unuttukları bir şey var. Arkalarına değil Amerika, değil Avrupa diğer 5 kıtayı da alsalar TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR ! Ve ilelebed öyle kalacaktır. İstiklal Savaşımızın tüm şehitleri, PKK’nın şehit ettiği binlerce yiğidimizin naaşları, mezar taşları bizim sancağımızdır. Tek bir TÜRK kalıncaya kadar da, bu vatan bizim olacaktır. Yok öyle DEMOKRASİ-MEMOKRASİ edebiyatlarıyla vatan yıkmak ! Çanakkale’de biz de öldük deyip, ortak olmak. “ Cumhuriyetimizin dayanağı Türk topluluğudur… Başbuğ ATATÜRK. ”&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ben, Başbuğ ATATÜRK’ ü savunurken her zaman şunu söylemişimdir. Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ; eğer TÜRKİYE Projesinde muvaffak olamasaydı, işgalci İngilizlerin işbirlikçisi konumuna düşmüş Osmanlının gözünde, bir hain ilan edilecekti/edildi ve öldürülecekti belki. Ama başardı ve bu defa işbirliğine kalkışan Damat Ferit ve Vahdettin hain konumuna düştü. Şimdi de, aynı durum söz konusudur. 21. YÜZYILDA SAVAŞ, illa ki topla tüfekle yapılmıyor.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;DEMOKRASİ-MEMOKRASİ laflarıyla da pekala bir savaş, yürütülebiliniyor. Burada bugün ben vatansever, onlar bölücü hain gözüküyor ama yarınki onların projesinde, BOP'unda ben hain ve bölücü sayılabilirim yani. Hatta bugün onlar Müslümanlığı bile ellerine aldığına göre, belki ben dinsiz bile sayılabilirim. Roller, her an değişebilir yani. Lakin ;  Mevzuu bahis vatan ise ; gerisi teferruattır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ama şu hallerini ibretle izliyorum. Adamlar taaa Osmanlı döneminden kalan hınçlarını, plan yapa yapa, Şeyh Saitten, Saidi Kürdiden gele gele, önce Rusya’yla işbirliği yaptılar. Türkiye’deki komünistlerin içine girip Partiya Komünist Kürdistan dediler, olmadı. Şimdi de Amerikayla, ABİ’leriyle işbirliği ve Müslümanların içindeler. ABANT’ı çok sevdiler. Hortlakları da…Ehhh, Ruhsuzlar-mış ve RUH istiyorlar-mış  galiba ! ABANT Toplantısına katılıp, benim ülkem üzerindeki BOP taşeronluğu fikirlerini serd eden kendilerine aydın adını vermiş karanlık şahsiyetlerin hepsini lanetliyorum. Şeytan, azapta gerek !…
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "ABANT TOPLANTISI ve KUSTULAR..!"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=41#post-47</link>
<pubDate>Pts, 07 Jul 2008 03:58:04 +0000</pubDate>
<dc:creator>susurluk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">47@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;SUSURLUK&#60;br /&#62;
Ramazan NARİN&#60;br /&#62;
&#60;a href=&#34;mailto:xsusurlukx@hotmail.com&#34;&#62;xsusurlukx@hotmail.com&#60;/a&#62;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;         ABANT TOPLANTISI&#60;br /&#62;
            ve KUSTULAR..!     &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;     İŞTE 17. ABANT TOPLANTISI&#60;br /&#62;
Abant’ta, yeni anayasa önerisi adı altında, Kürt sorunu:Geleceği ve  Barışı Birlikte Aramak safsatasıyla, görevi kimden almışlarsa APOYA AF İSTEME CÜRETİ dahil KUSTUKÇA, KUSTULAR...!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Abant Platformu’nun &#34;Kürt Sorunu: Barışı ve Geleceği Birlikte Aramak&#34; konulu 17. toplantısına konuşmacı olarak katılanlar İSLAMCI BASINDAN bildiğimiz isimlerdi. Sorozun kanallarında ve basınında arzı endam eden bu maaşlı fakat bilinçli toplum mühendisleri, ülkedeki son gelişmelerden cesaret almış olmalılar ki, adeta kustular ve kamuoyunun kafasını karıştırarak, ortalığı kirlettiler.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Amiyane tabirle “ Kustular ! ” diyorum çünkü; “ ağızlarındaki baklayı çıkardılar ” - “ maskeleri düştü ” falan desem, çok hafif kalacak. ABANT TOPLANTISININ sonuç bildirgesi ve oturumlarında yapılan konuşma metinlerini sizde okusanız, midelerindekini hatta kalın bağırsaklarındakini çıkardılarını sizde görür, ve  KUSMUK'u az bile bulabilirsiniz veya bana hak verirsiniz. 4-5-6 Temmuz-2008. Mehtap TV ve Kanal 21 canlı canlı verdi.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Abant Platformu'nda 'kapsamlı' af çağrısı..!&#60;br /&#62;
Neyin ve kimin affı ? PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜN AFFI !,  BÖLÜCÜBAŞI APONUN AFFI !&#60;br /&#62;
Daha evvel 27-28 Mart 2008’de Diyarbakır’da yapılmak üzere kararlaştırılan, Abant Toplantısı veya onların deyimiyle, Platformu'nda düzenlenen Kürt sorununa çözüm Toplantısının düzenleme kurulunda gazeteci yazar Ali Bulaç, Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne, Dr. Ümit Kardaş, Altan Tan ve Abant Platformu Genel Sekreteri Salih Yaylacı gibi isimler vardı ve  Toplantı Türkiye gündeminin müsait olmaması nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmişti. Ergenekon operasyonundan sonra tarih müsait olmuş demek ki, bu ihanet toplantısını gerçekleştirdiler. Toplantının içeriğine bakınca, insan böyle düşünmeden yapamıyor doğrusu.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Toplantının sonuç bildirgesinde ; Kürtler için anadilde eğitim, bir arada yaşamanın gerekliliği, demokratikleşme sürecinin devamı ve AF istendi. Kapsamlı bir af zemininin oluşturulması, bu defa yüksek sesle dile getirildi. Üç gün süren sempozyum, dün sona erdi. İsimlerinin başında PROF gibi titirler bulunan  Prof. Dr. Mete Tuncay (Başkan), Altan Tan ve Prof. Dr. Mümtazer Türköne tarafından sesli ve yazılı açıklanan sonuç değerlendirme metninde ;  &#34;Her türlü şiddet ve şiddet içeren yöntem reddedilmeli &#34; denilerek, ordumuzun PKK’ya dönük operasyonlardan vazgeçmesi dolaylı olarak istenildi,  &#34;Yeni acıların yaşanmaması için bir tecrübe olarak hatırlanması gerekir&#34; ifadesi ile de, bana göre aba altından sopa gösterildi.&#60;br /&#62;
ABANT TOPLANTISI, diye adlandırılan bu toplantıların mimarı, Amerika’da yaşayan Said-i Nursi yani Said-i Kürd-i’nin varisi Fetullah GÜLEN’dir. Dünya ülkelerinde 11 yıldır yapılagelinirken AKP’nin iktidarından sonra ABANT’ta 6.sı yapıldı bu sene. ABANT Ruhunu yansıtmışmış! Ben, hatırlayamadım ABANT RUHU ne demek ? Göl kenarında, yüzme havuzlarında, 5 yıldızlı otellerde keyf sürmek mi acaba? Yoksa Cumhuriyete atılan dinamitin fitilini ateşlemek mi ?  2. Cumhuriyetçilik mi ?&#60;br /&#62;
KÜRT SORUNU, kürt sorunu derlerdi de, bir türlü açınımını yapamazlardı. Çünkü o zamanlar sıkmıyordu ! Şimdi ERGENEKON, ANAYASA MAHKEMESİ falan, ortalık toz duman yaaa. Onların aradığı bulanık su ortamı var ve puslu havayı gördüler ve ortaya çıktılar ve kustular bence…!&#60;br /&#62;
AKP’nin kuruluş temelinin, 16-19 Temmuz 1998 tarihinde Abant’ta yapılan bir toplantıda atıldığı da ayrı bir gerçekmiş. Bu tarihli toplantıda alınan kararlar gereği AKP SİYASİ HAREKETİNE ivme kazandırılmış. Garip değil mi ? ABANT RUHU, bu mu yoksa ? Tesadüf mü bilemem, AKP'nin eski kurucusu Abdüllatif ŞENER bile, 17. ABANT Toplantısının sonuna denk gelen bir günde, PARTİ KURACAĞINI açıklayıverdi. Yeni ivme..!&#60;br /&#62;
1998 yılı Toplantısını, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı düzenlemişti. Bu vakfın Onursal Başkanı, Fethullah Gülen’di. 1. Abant Toplantısı olarak adlandırılan o toplantının bilimsel başkanlığını ise, Prof. Dr. Mehmet Aydın yürütüyordu. Daha sonraki toplantıların da düzenleyicisi olan Sayın Aydın, 2002 Kasım ayında yapılan seçimlerle, AKP’den TBMM’ye girmiş ve Devlet Bakanı da olmuştur. O ilk toplantıda yer alan bazı isimler şunlardı hatırlayalım :&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Prof. Dr. Ahmet Arslan, Prof. Dr. Cemal Sofuoğlu, Yard. Doç. Dr. Durmuş Hocaoğlu, Prof. Dr. E. Nazif Gürdoğan, Fehmi Koru, Halit Refiğ, Hüseyin Gülerce, Ali Bulaç, Prof. Dr. Bekir Karlığa, Prof. Dr. Hayreddin Karaman, Prof. Dr. Mehmet Hatipoğlu, Prof. Dr. Mehmet S. Aydın, Prof. Dr. Salih Akdemir, Prof. Dr. Süleyman Ateş, Prof. Dr. Yaşar N. Öztürk, Prof. Dr. Ahmet Y. Özemre, Prof. Dr. Burhan Kuzu, Dr. Cüneyt Ülsever, Doç. Dr. Hayri Kırbaşoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Hatemi, Av. Kezban Hatemi, Dr. Mehmet Ali Kılıçbay, Prof. Dr. Mustafa Erdoğan, Namık Kemal Zeybek, Nevval Sevindi, Prof. Dr. Niyazi Öktem, Doç. Dr. Sami Selçuk.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;2008 toplantısında ise; kimler yok ki ? - Platform Başkanı olarak Mete Tuncay, - Bolu Valisi Halil ibrahim Akpınar, – Prof. Dr. Mehmet ALTAN, - AKP Diyarbakır milletvekili Abdurrahman Kurt,  - AKP Ankara Milletvekili Zeynep DAĞI ve İhsan DAĞI, -MİT eski müsteşarı Cevat ÖNEŞ, - Doç. Dr. Kemal SAYAR, -Gazeteci Yazar Ümit FIRAT,- Gazeteci Cengiz ÇANDAR, Gazeteci Ali BULAÇ, - HAK-İŞ  Genel Başkanı Salim Uslu, - Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Mehmet KAYA, -  Araştırmacı yazar Mustafa AKYOL, - Prof. Dr. Mümtazer TÜRKÖNE, - Hakkari’den gelen Av. Rojbin Tuğan KALKAN v.d.&#60;br /&#62;
KUSMUKLARDAN BİR DEMET SUNAYIM ; &#34; Her türlü şiddetin ve şiddet içeren yöntemlerin mutlak olarak reddedilmesini, Kürt Sorunu’nun çözümü için vazgeçilmez bir ön şart addediyoruz. Kürtlere ve diğer unsurlara yönelik asimilasyon politikalarını reddediyoruz. Türk ve Kürt ayrımının karşılıklı olarak homojenleştirmek, ötekileştirmek ve yabancılaştırmak amacıyla kullanılmasına karşı çıkıyoruz.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Kürtlerin yoğun oldukları doğu ve güneydoğu bölgelerimizde ekonomik kalkınma büyük önem taşımakla birlikte, yöre insanlarının şeref ve haysiyetlerinin hak ettikleri gibi yüceltilmesi de zorunludur.&#34; (şeref ve haysiyet istiyorlar? Kim yok ettiyse?) &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;&#34; Kürt sorunu etrafında hukuk devleti sınırları dışına çıkan bütün uygulamaları reddediyoruz. Irak’ta yaşayan tüm halklarla birlikte Kürtler de bizim kardeşimizdir. Kürt Federe yönetimi ile her türlü dostane ilişkinin geliştirilmesini elzem görüyoruz.&#34; (BARZANİYİ tanıyın ve muhatap alın ! diyorlar.)&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;“ Kürtlere dönük asimilasyon” ifadesinin diğer Türkiye vatandaşlarını da ilgilendirmesi gerektiği konusunda istek yapıldı. Katılımcıların da onayıyla bu kısma &#38;lt;diğer unsurların da&#38;gt; ibaresi eklendi.&#34; (Diğer unsurlar kim mi? Lazlar, Çerkezler, Gürcüler v.s) Asimile ediliyormuş Türkiye halkı da haberimiz yokmuş ! JENOSİT demediklerine dua edelim.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Katılımcıların İNCİLERİ ?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- Araştırmacı Yazar Mustafa AKYOL ; “ Bütün Türkiye Kürdistan’dır, İstanbul başkenttir. Çünkü en büyük Kürt kenti İstanbul'dur. Bütün Türkiye aynı zamanda Türkistan’dır.” (Ölmüşüz de…, Eyvah ki eyvah!)&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- Prof. Mümtazer TÜRKÖNE ; “ Ben asker çocuğuyum. Asker ölüsünde yaşananları hissedebiliyorum ama dağda öldürülenlerin acısını da anlıyorum. “ (Yazıklar olsun sana ! asker babandan yediğin ekmeğe rağmen, benim şehidime  ASKER ÖLÜSÜ ! diyorsun, )&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- İhsan DAĞI ; “ Türkiye Cumhuriyeti kendini kuran milli kültürlerin üzerinden bir silindir gibi geçti. Fakat geçemediği ortaya çıktı ve bugün şimdi işte o kurucu kültür tekrar ortaya çıkmaya başlıyor.” (Türkiye Cumhuriyetini kurduklarını iddia ettiler ya ; bize yol görünüyor dostlar, yol…Adını becerememişler, şimdi düzeltip KÜRDİSTAN yapacaklar herhalde !)&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- MİT’çi Cevat ÖNEŞ : “Aydınlığın yolunu, gerçek anlamda demokratlar açacaktır.” ( Aydınlıktan ve demokratlardan kastedilen neyse? )&#60;br /&#62;
- Gazeteci Yazar Ümit Fırat : “ Tek parti döneminde Kürtlere baskı yapıldı ve Çıkarılan Takrir-i Sükun kanunuyla başlatılan diktatörlük döneminde, idam edilen onca insanın cesetlerini bile vermediler.” (CHP-İNÖNÜ dönemine atfetmiş)&#60;br /&#62;
- Doç. Dr. Kemal SAYAR :  “ Biz ve Onlar : Kürt Sorununda Psikolojik Dinamikler’di.”&#60;br /&#62;
- Cengiz ÇANDAR ; “ Kürt yoğun bölgelerde Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmesi ve hatta trafik levhalarındaki uyarıların, Kürtçe ve Türkçe olarak birlikte yazılması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürtlerle Türkler'in ortak devleti haline gelecek bir dönüşüm geçirmesi lazımdır. “  (Kürdistan-Türkistan ortak devleti yani ! ) Ey ÇANDAR, SENİNLE ORTAK OLAMAM kusuruma bakma !&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bir tespitimdir, belki katılırsınız belki katılmazsınız. Dağdaki ve ovadaki BÖLÜCÜ  kürtlerimiz Amerikalılara bayağı benziyorlar. Onlarda uzak plan yapmışlar. Önce solcularla, komünist ve marksistlerle devlete karşı, vatanseverlere-ülkücülere karşı savaşmışlar, sonra alevileri yanlarına çekmeye çalışmışlar, en sonunda da damarı bulup DİNDAR olmuşlar. Şimdi de;  din-tarikat kisvesiyle, KÜRDİSTAN kurmaya kalkışıyorlar. ILIMLI İSLAM bayağı işlerine yaramış !  BOP Projesinin parçası olmalarından belli değil mi ? &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yukarıda sunduklarıma göre ; ABANT OPERASYONU gerekmiyor mu acaba ? 17 ABANT Toplantısına katılanları alsak mesela, konuştuklarını ve imzaladıklarını önlerine koysak neler olurdu acaba ?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Sizden ricam ; lütfen bir daha, bir daha okuyun ve okutun ve anladıklarınızı tartışın. Ben dehşet içerisindeyim. Bu yazımı kaleme alırken mübarek sabah ezanı okundu. KUSULANLARI temizlemem lazım ! ABANT ile ilgili yorumlarımı yarın sunacağım.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "UYAN EY MİLLETİM !"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=40#post-46</link>
<pubDate>Paz, 06 Jul 2008 00:49:03 +0000</pubDate>
<dc:creator>susurluk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">46@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;UYAN EY MİLLETİM, UYAN !&#60;br /&#62;
               30 KUPONA ALINMADI BU VATAN !&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;                 Buna ne yorum yapılabilinir..?  &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;                AKIL ÇAĞINDAYIZ.  BU NE SEVGİ/Sİ DERSİNİZ ?&#60;br /&#62;
Yer; BURSA, Olay; Uluslar arası TÜRKÇE OLİMPİYATI Finali,&#60;br /&#62;
Olimpiyat ; Uluslararasıdır kabul de, yer TÜRKİYE. Amerikalı intibaı veren bir kızımızın elinde TÜRK Bayrağı varken, Türk intibaı veren bir türbanlı kızımızın elinde AMERİKAN bayrağı var? Olimpiyat ruhu ile izah edilebilinir mi, bilemem?&#60;br /&#62;
AKIL YÜRÜTÜYORUZ…,&#60;br /&#62;
Medeniyetler İTTİFAKI girişiminden olmak üzere, AKP İktidara geldikten sonra ülkemizde 6 yıldır gerçekleştirilen TÜRKÇE OLİMPİYATLARI var. Bu etkinliğin ne olduğunu anlamak için ;  tertip heyetinde kimler olduğuna, sponsorlarına bakacağız, bu faaliyetle ilgili kimin ne dediğine baktığımızda ise bu faaliyetin asıl amacı, benim gibi her kişi tarafından sezinlenebilir. Bu faaliyeti sakın TÜRKÇÜLERİN yaptığını düşünmeyin, Zaman Gazetesinde yazılanları ve Yeni Şafak Gazetesindeki övgüyü okursanız, kimlerin yaptığını daha iyi anlarsınız. Başbakanımız da ;  “Türkçe Olimpiyatları‚ Türkiye’nin öncülüğünde gerçekleştirilen medeniyetler ittifakı girişimi içinde son derece anlamlı…” dediğine göre, anlaşılmayacak bir şey yok. Ama arada bizim MANKURT’luğumuz tutuyor ve MEDENİYET İTTİFAKI !  ne demektir ? anlayamıyoruz. &#60;a href=&#34;http://www.derindusunce.org/2008/05/31/6ci-turkce-olimpiyati/,&#34; rel=&#34;nofollow&#34;&#62;http://www.derindusunce.org/2008/05/31/6ci-turkce-olimpiyati/,&#60;/a&#62; sitesinde Rafet GÜNAY isimli bir zat ta ; “ Zira bu gelişmeler Fethullah Gülen hareketidir. Gönül işi, sevgi işi, hoşgörü işi… Bazıları takdir etmese de…” demektedir ki, perde arkasındaki oyun ve senaristi ortaya koyuyor.&#60;br /&#62;
Yaşadığımız kaos ortamında kimin eli kimin cebinde, veya kim neden? neyi yapıyor?u anlamak bakımından sunuyorum. Bugünlerde yaşadığımız ERGENEKON şaşkınlığı içinde değerlendirmemizde fayda var diye düşünüyorum. Zira, Ergenekon Operasyonunu savunanlar darbeci ilan ettiklerini suçlarken, neredeyse 1970’lere kadar iniyorlar. Ama MARMARİS’ i, 12-EYLÜL’ü es geçiyorlar nedense ? Ben, ne operasyonun savunucusu, ne de salt karşıtı değilim. Yapılması gerekiyorsa yapılıyordur diye devletime ve yasalara saygı duyuyorum o kadar ve olsam da ne yazar zaten. Ben, ülkemizde cereyan eden bilebildiğim tüm olayların karelerini birleştirerek, bir resmi görmeye, akıl yürütmeye çalışıyorum.&#60;br /&#62;
Hepimizin bildiği gibi ; Kurbağa haşlama metodu diye bir metot vardır ve bu metot birilerince gayet akıllı bir biçimde kullanılmaktadır. Bana göre ; ülkemiz üzerinde emelleri olan emperyalist dış güçler ve onların etkili temsilcileri tarafından KURBAĞA HAŞLAMA metodu ile, hafızamız yok edilerek bazı şeylere alıştırılıyor, bazı şeylere kanıksattırılıyoruz. Kimse çıkıp ta ; Amerika’nın İSLAM dinine bir sevgisi ve bu dinle bir muhabbeti olamayacağını, ikiz kulelerden sonra İSLAM DÜŞMANI olduklarını söylemiyor mesela ? Fettullah GÜLEN’in Mekke de değil de, Amerika’da olmasını, kimse izah edemiyor ? Bazı görüntülere, seslere, hareketlere, hatta sessizliğe, olup bitenlere alıştırılıyoruz ? Öyle ki ; yarın FETULLAH GÜLEN Türkiye’ye gelse, Peygamber veya HALİFE ilan edilse, ılık suda ILIMLI İSLAMI okuduğumuz için ona bile ses çıkaramayacak haldeyiz. Dikkat ederseniz ; türbana, gemiciklere, yolsuzluklara ve özelleştirme ile yapılan satışlara, çok eşliliği normal görmeye, çarşafa, şalvara bile alıştık. Doğal gelmeye başladı her şey.&#60;br /&#62;
Hatta DEMOKRASİ bu demek galiba şüphesine bile düşüyoruz ve düşmüşüz. Bir yanda İSTİKLAL Savaşımızı, emperyalizmden kurtuluşumuzu kutluyoruz ama, savaşımızın sonundaki LOZAN Antlaşmasını kabul etmeyen tek devlet AMERİKANIN bayrağını sallayan birilerine de alışıyoruz. Yaptıklarına Medeniyet İttifakı falan dedikleri için, ben medeni değil miyim deyip, medeni adı altında sergilenen her şeyi mübah ve gerekli sanmaya başladığımız da bir gerçek. Hatta medeni olmak için, çağdaş olmak için, İNGİLİZCE öğrenmeye çalıştığımız sırada Ankara’yı işgal etmeye çalışan İNGİLİZCE konuşanları göremiyoruz ?&#60;br /&#62;
Bir kızınız çıkıp ben Atatürk’ü değil Humeyni’yi seviyorum bile dese kuzu kuzu dinliyoruz ancak. Demek ki; uyuşmuştur her yanımız ama en önemlisi beynimiz ve hafızamız… Vahşi Kapitalizmin yarınki geleceğini hayal ederken, geçmişimizi kaybettiğimizin farkında bile değiliz yani. Kurbağa misali, neredeyse servise hazır hale gelmişizdir de, farkında bile değilizdir. Amerikan Bayrağı sallayan türbanlı Türk kızı bile, bizim dikkatinizi çekmez olmuştur artık. TÜRKİYE’yi, Ülkesini, Bayrağını ve Vatanını sevdiğini sandığımız insanlar öldürülür veya tutuklanırlar mesela, hiçbirimizin umurunda değildir artık. UMURSUZLUK…Bu planı veya senaryoyu uygulayanların da istediği bu değil midir zaten? Korkan, depresyona giren, mantıklı düşünemeyen, tepkisiz bir toplum yaratmak. ALIŞTIRMA ve UYUŞTURMA işlemleri güzel, güzel yürümektedir yani.&#60;br /&#62;
Aklıma geldi. Vatanseverliğinden kuşku duyamayacağımız ADNAN KAHVECİ diye bir bakanımız vardı. Amerika ile ilişkilerin kesilmesini ve bağımsız olmamız gerektiğini söyledikten iki gün sonra, trafik kazasında ölmüştü. Mecliste Amerikan taleplerine hayır diyen bir milletvekili olan Bedri İnce Tahtacı da bir kaza ile aramızdan aşrılmıştı. O tarihte Cumhurbaşkanımız olan Turgut ÖZAL bile, Musul Kerkük bizim dedikten sonra öldü mesela ?,  Eşref Bitlis Paşamız da, Vali Recep YAZICIOĞLU’da milli hassasiyetleri olan büyüklerimizdi. Onlar da, arkalarında soru işaretleri bırakarak öldüler.&#60;br /&#62;
Valla böyle düşünmenin adına komple teorisi deseler de ben, Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’ in dahi öldürülmüş olabileceği şeklinde ileri sürülenleri duydum ve bu ölümlerin hepsine şüpheyle bakıyorum. Yaşadığımız olaylar ; Ya çok büyük olayların ve depremin ön habercisi olan ayak sesleridir, ya da büyük bir hesaplaşmanın görüntüleridir. Tarih bir gün bütün bunları yazacak ve karanlıkları aydınlatacaktır. Bu vatanın 30 kupona alınmadığını bilenler olarak, uyumayacağız ve bekleyeceğiz ve göreceğiz…?
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "1-TEMMUZ KABOTAJ BAYRAMI ?"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=39#post-45</link>
<pubDate>Çar, 02 Jul 2008 10:50:57 +0000</pubDate>
<dc:creator>susurluk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">45@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;SUSURLUK&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ramazan NARİN&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;&#60;a href=&#34;mailto:xsusurlukx@hotmail.com&#34;&#62;xsusurlukx@hotmail.com&#60;/a&#62; &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;          1-TEMMUZ.  KABOTAJ BAYRAMI..!&#60;br /&#62;
                               Ve KANUN&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bu bayram ;  ya adına uygun ve görkemle kutlanmalı ATA YASA işletilmeli,  ya da işletilmeyen  bu kanun yürürlükten kaldırılmalıdır. Eskaza AB üyesi olduğumuzda, kapütülasyonlar devam ettirileceği için, kaldırılması sakıncalı olup bu yasa belki bu sömürüyü engelleyecektir ama, büyüklerimiz daha iyi bilirler..!&#60;br /&#62;
Malum ülkemiz BİR yarımada ve üç yanı denizlerle çevrili. Hatta İKİ Yarımada, çünkü iç denizlerimizde var. DENİZCİLİK BAKANLIĞIMIZ ? yok tabii. Her tarafımız deniz olduğu halde, bu kadar denize sırtını dönen bizim gibi bir başka ülke de yok tabii. Ama, her yıl 1-TEMMUZ’ da, vatandaşlarımızın pek çoğunun, hatta öğretmenlerimizin ve idarecilerimizin anlamını dahi bilmediği, bir BAYRAMI kutluyoruz. Öğretmenlik yıllarımdan bilirim, 1-Temmuzda okullardan öğrenci istenir, öğretmen istenir ve bulmakta güçlük çekilirdi. Bu yılda, dünde çekilmiştir. Neden istenirdi ? ÖKSÜZ KABOTAJ BAYRAMI kutlanacaktır da ondan istenirdi. Liman Başkanlığı ve Kaymakamlık önderliğinde, bir kısım öğrenci ile ATATÜRK’ e çelenk sunulur, günün anlam ve önemi hakkında kısa bir konuşma yapılır ve denize çelenk bırakılır. 1995 yılıydı sanırım, işletmesini yaptığım yolcu gemimize bayram protokolünü alıp, körfeze açılmış, denize çelenk atıp dönmüştük.&#60;br /&#62;
Bu arada aklıma gelmişken sorayım ; LİMAN BAŞKANLIĞI diye bir dairemiz var ve ne iş yaptığını acaba kaç kişi bilir ?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Başbuğ Mustafa Kemal, basiretli ve ufku açık bir lider olarak Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurduğu ilk yıllar yani 1926 yılında,  8.337 km. sahil şeridi bulunan TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ nde Osmanlı döneminden kalma ve Avrupalı' ların  1535 yılından beri sürdürdüğü kapütülasyonlarından kurtulabilmek için, KABOTAJ diye andığımız, mülki idare amirlerinin yani Vali ve Kaymakamlarımızın, Ticaret ve Adliye vekillerinin uygulayacağı, işleteceği 358 ve 815 sayılı, kanunları çıkarmıştır. 1935 senesinden itibaren de, bu yasa bir BAYRAM olarak kutlanılmaktadır. Osmanlının önem vermediği veya veremediği Kapitülasyonlarla kabotaj imtiyazı, 1535 yılında Türk gemilerinden tamamen alınmıştır. Ancak, 1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ile, kabotaj imtiyazı yabancı gemiler için kaldırılmış, 1 Temmuz 1926 gününden itibaren de Türk kıyılarındaki kabotaj imtiyazı, Türk gemilerine tanınmıştır. Bugün ise bizde Deniz Bayramı olarak kutlanmaktadır. Ne kadar kutlayabiliyorsak, o kadar kutlanmaktadır işte.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bugünkü hükümetimiz ise ; bu yasayı yok sayan 4046 sayılı ÖZELLEŞTİRME KANUNU’nu çıkarmış, limanlarımızı özelleştirmiş ve yabancı bandıralı gemileri limanlarımıza sokmuştur. ? Yani istiklal savaşı ve Lozan Zaferi ile geri aldığımız denizcilik imtiyazımız, müstemlekeci emperyalist ecnebilere ve yabancılara, adeta geri verilmiştir. Daha önce de yazdığım gibi, İZMİR Limanı HONG-KONG’lunun, KUŞADASI Limanı İSRAİL’linin olmuştur mesela.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Kanunu iyi okuduğumuzda; &#34; KABOTAJ,  Bir devletin kendi limanları arasında, içdeniz ve göllerinde, akarsularında, karasularında yolcu ve yük taşıma hakkıdır.”  İyice okuduğumuzda ise; “ Kendi limanlarımız arasında yük ve yolcu taşıyan tüm gemilerin Türk Bandıralı ve Türk Personel çalıştıran gemiler olması gerektiğini, ve yer hizmetlerinde limanlarda tamamen Türk Uyruklu vatandaşların çalışabileceğine hükmedilindiğini “ anlıyoruz. Bayramını kutladığımız KABOTAJ YASASININ, BAĞIMSIZ TÜRKİYE imzasını taşıyan bir yasa olduğunu da anlıyoruz…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bu yasa dolayısıyle, 1-Temmuz KABOTAJ Bayramı ilan edilmiştir. Lakin; bırakın bayramın adını DENİZCİLİK BAYRAMINA çevirmeye çalışan bir ihaneti, bırakın ÜÇ tarafı deniz olan bir ülkede DENİZCİLİK BAKANLIĞI kurulmamasını, limanlarımız arasında Türk Bayraklı gemilerin yük ve yolcu taşıması olayı da bitirilmiş, yer hizmetlerinde Türk Uyruklu çalışması olayı dahi yok edilmiştir. KABOTAJ Yasası çıkmadan önceki BANDIRMA’yı bilenler, BANDIRMA Limanında Türk değil, Yunanlı ve Rumların çalıştığını, Türklerin ise sadece hamallık yaptığını çok iyi bilirler.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Lozan Barış Antlaşması'nın Ticaret Mukavelesi, yerli ve yabancı gemilere eşitlik ilkesi getirmişse de, taraf devletlerin deniz ulaşımı ve balıkçılığını ve kendi gemileriyle sınırlı tutabilme hakkına dayalı olarak Türkiye, BAŞBUĞ ATATÜRK sayesinde&#34;Kabotaj Kanunu&#34; nu çıkarabilmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Kabotaj Kanunu'na göre yabancı bayraklı gemiler, Türkiye'ye sadece yolcu ve yük getirir. Türkiye'den sadece yük ve yolcu götürür. Bizim limanlarımızın birinden, öbürüne yük ve yolcu     taşıyamaz. İyi de...Yabancıların yapamadığı bu işi biz kendi gücümüz ve gemilerimizle yapabiliyor muyuz ? Bu işi çok iyi başardığımız için mi,  her 1 Temmuz'da &#34;bayram   yapıyoruz&#34;  ?  Gemi/lerimiz          yok, ama    bayram  var.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ne yazık ki 8.337 km' lik kıyı şeridimizi 82 yıldır mal ve insan ulaşımı için kullanamıyoruz. Üzülünecek olan şu : Bir zamanlar Akdeniz'de Türk bayraklı yolcu gemilerimizle öne çıkmıştık. Bir zamanlar Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz'e yolcu ve yük taşıyan gemilerimiz vardı. Şimdilerde bunların hepsi, siyasilerimizin yanlış kararları ve uygulamaları ile, tek tek  yok oldu. O yıllarda, yani 1938 yılında kurulan DENİZ BANK’ın ne olduğunu biliyor muyuz mesela ? BELÇİKALI bir sahibi var şimdi.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;TÜRKİYE, bir hukuk devletidir ama, gördüğümüz kadarı ile yasa ilgililerince işletilmemekte ve bu yasaya karşı her gün suç işlenmektedir. Bugün, iç limanlarımız arasındaki taşımacılık yapan gemiler yabancı bandıralı ise, Türk gemilerinde ve yer hizmetlerinde ecnebi elemanlar çalışabiliyor ise ki; öyledir,  işbu yasa ihlal edilerek her gün suç işlenmektedir. Gerçi bayramın kutlanmasının da, bir anlamı kalmamıştır belki. Ama yürürlükte bulunan ATA KANUN durdukça, suç olduğu noktasındaki düşüncemi ve ısrarımı, ben her Temmuz başında sürdüreceğim.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bugün için  biz taşıyor muyuz kendi limanlarımız arasında yolcu ve yük ? HAYIR !  O zaman niye kutlayalım ki Kabotaj Bayramını ? Denizcilik diyelim daha iyi diyen AKP’nin mecliste bulunan ihanet yasa tasarısı buzdolabında beklemekte ve  KABOTAJ yasasını etkisiz hale getiren 4046 sayılı  özelleştirme yasası çatır çatır uygulanmaktadır. İş bu Özelleştirme Yasası ile, KABOTAJ Kanunu delik deşik edilmiştir. Bir gün, tıpkı 301. madde gibi, KABOTAJ Kanunu da  kalkacaktır veya kaldırılacaktır. KURBAĞA haşlama metodu ile, projeler gün be gün hayata geçirilecektir yani. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Türkiye’nin; dünya deniz ticaretindeki payı 1,4 ise, Dünya filolarında 17. sırada isek, Tüm Dünya denizlerinde ancak 1.202 gemimiz varsa durup düşünmemiz ve Barbaros’un, Piri Reis’in, Atatürk’ün torunlarıyız diye övünmeyi bırakmamız lazımdır. Çünkü, yasanın tam açınımını iyice okuduğunuzda sizinde göreceği gibi, yasa güdük kalmıştır veya kasıtlı güdük bırakılmıştır. 4046 sayılı özelleştirme yasası, KABOTAJ YASASINI DA, BAYRAMINI DA, maalesef ki atıl bırakmıştır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;75 yıl öncesinin, 1933 senesindeki Cumhuriyet gazetesinin ilan sayfasında yer alan ilanlara göre ; DENİZCİ TÜRKİYE'ye  Nostaljiye ve trajediye bakalım ;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62; - &#34; İstanbul'dan Hareket Edecek Vapurlar &#34; başlığıyla yayımlanan ilanlarda 1933 yılında, İstanbul'dan nerelere yolcu ve yük gemileri gelip-gidiyormuş ?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- Trabzon Postası : Gül cemal Vapuru 3 Mayıs'ta hareket ediyor. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- İzmir-Mersin Postası : Anafartalar Vapuru 5 Mayıs' ta İdare Rıhtımından kalkıyor.&#60;br /&#62;
- Zonguldak Sürat Postası : Paşabahçeli Cemal Seyr-i Sefain İdaresi'nin, Bursa Vapuru 4 Mayıs'ta Ereğli ve Zonguldak'a gidiyor. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- Akdeniz Postası : Sadıkzade Biraderlerin Firuzan Vapuru 3 Mayıs'ta Sirkeci rıhtımından hareket ile, Çanakkale, İzmir, Antalya ve Mersin'e gidip gelecek. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;- Karadeniz Postası : Sadıkzade Biraderlerin Dumlupınar vapuru ise 3 Mayıs'ta Karadeniz'e müteveccihen yola çıkıyor.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bunlar, 75 yıl önce Mayıs ayında, 3 gün içinde İstanbul'dan hareket edecek iki özel şirketin gemileri. Denizcilikteki çalışmamızı bırakın, gazetelere ilan bile verebiliyormuşuz !&#60;br /&#62;
Daha yakın tarihlerde Denizyolları İşletmesi'nin, dış ve iç seferlerinde çalışan anlı şanlı gemilerimiz de vardı.&#34;Ankara Gemisi&#34;, İstanbul-Avrupa limanları arasında çalışırdı. &#34;Tarsus Gemisi&#34; Amerika'ya yolcu taşırdı. Etrüsk, Kadeş, Ordu, Giresun, Trabzon Gemileri  Karadeniz'e gidip gelirdi. Ege, İzmir, Marmara, Samsun, İskenderun, Karadeniz, Akdeniz Gemileri yakın zamana kadar iç hatlarda çalıştı.&#34;Adana Gemisi&#34; Akdeniz'de, &#34;Gemlik Gemisi, Ayvalık Gemisi&#34;, Marmara'da çalışan gemilerdi. &#34;Truva-Yeşilada, Samsun, Ankara, İskenderun Gemileri&#34; ünlü    feribotlarımızdı. Şimdi bunların hiçbiri yok. Limanlarımız arasında yolcu ve yük taşımayı unuttuk. Ama Kabotaj Kanunu'nun eseri olan Denizcilik Bayramı'nı, &#34;çoşkuyla kutluyoruz ! &#34;.&#60;br /&#62;
Sahi, BANDIRMA’da yaşadığı halde GEMİ YOLCULUĞU yapan şanslı kaç kişi var içimizde veya hiç gemiye binmemiş şanssız kaç kişi?&#60;br /&#62;
Ben, önce TÜRK, sonra Barbaros’un torunu, sonra da Başbuğ ATATÜRK’ün mirasçısı ve o’nun emanetlerini savunan biri olarak KABOTAJ KANUNU’nun herkesçe bilinmesini, tıpkı Anayasamızın değişmez ve değiştirilmesi teklif edilemez maddeleri gibi, bu yasanın da koruma altına alınmasını, ve Başbuğ ATATÜRK’ün 391 yıl devam eden denizciliğimizin sömürülmesi olayına son verdiği günü, bize BAYRAM olarak armağan ettiğini unutmadan bu günün adına ve içeriğine uygun olarak, en görkemli şekilde kutlanmasını istiyorum.  VE, Bağımsızlığımızın İMZASI olan, KABOTAJ KANUNUNUN ASLINI SİZLERİN BİLGİSİNE SUNUYORUM.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;&#38;lt;KANUN NO: 815&#38;gt;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;“ TÜRKİYE SAHİLLERİNDE NAKLİYATI BAHRİYE (KABOTAJ) ve LİMANLARLA KARA SULARI DAHİLİNDE İCRAYI SAN'AT VE TİCARET HAKKINDA KANUN “&#60;br /&#62;
Kabul  Tarihi:            20.Nisan.1926&#60;br /&#62;
Resmi  Gazete ile Neşir ve    İlânı : 28        Nisan  1926-   Sayı: 358  3.t.Düstur, c.7 - s.759&#60;br /&#62;
MADDE 1 - Türkiye sahillerinin bir noktasından diğerine emtia ve yolcu alıp nakletmek ve sahillerde limanlar dahilinde veya beyninde cer ve kılavuzluk ve her hangi mahiyette olursa olsun bilcümle liman hidematını ifa etmek, yalnız Türkiye sancağını hamil sefain ve merakibe munhasırdır.&#60;br /&#62;
Ecnebi sefaini ancak memaliki ecnebiyeden almış oldukları yolcu ve hamuleyi Türk liman ve limanlarına ihraç ederler ve Türk liman ve limanlarından ecnebi liman ve limanlarına gidecek yolcu ve hamuleyi de alırlar.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;MADDE 2 - Nehirler ve göller ve marmara havzasiyle boğazlarda bilûmum kara sulariyle kara sularına dahil bulunan körfez, liman, koy ve sairede vapur, romorkör, istimbot, motörbot, mavna, salapurya, sandal, kayık velhasıl makine, yelken, kürek ile müteharrik merakibi kebire ve sagire ile tarak, prizman, maçuna, algarina, şat ve her nevi nakliye ve su dubaları limyo, sefaini tahlisiye ve emsali ile şamandıra, sal gibi sâbit ve sâbih vesait bulundurmak ve bunlarla seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretleriyle ticaret hakkı Türkiye tebaasına munhasırdır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;MADDE 3 - Kara suları dâhilinde balık, istiridye, midye, sünger, inci, mercan, sedef ve saire saydı, kum ve çakıl ve saire ihracı ve gerek sathı bahirde ve gerek ka'rı bahirde mevcut kazazede sefain ve merakiple enkazı metrukenin ihraç ve tahlisi dalgıçlık, arayıcılık, kılavuzluk, deniz bakkallığı, bilcümle Türk vesait ve merakibi bahriyesi derununda kaptanlık, çarkçılık, kâtiplik, tayfalık ve amelelik ve saire icrası ve iskele, rıhtım hammallığı ve bilûmum deniz esnaflığı icrası Türkiye tebaasına munhasırdır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;MADDE 4 - Hükümet, muvakkaten ve hiç bir hak temin etmemek şartiyle ecnebi tahlisiye gemilerinin icrayı sanat etmelerine ve Türk tahlisiye gemilerinde ecnebi mütehassıs ve kaptan ve tayfa istihdamına müsaade edebilir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;MADDE 5 - Birinci madde hükmüne muhalif olarak Türkiye limanları beyninde kabotaj yapan sefain ve merakibi ecnebiyeden bin liradan on bin liraya kadar cezayi nakdî ahiz ve o sefine ve merakip maddei mezkurenin ikinci fıkrası mucibince Türkiye limanları için hamule ve yolcu almak ve çıkarmaktan altı aydan bir seneye kadar men olunur.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Mugayiri kanun hareket eden sefine bir şirketi bahriye veya müteaddit sefaire malik olan bir veya müteaddit eşhasa ait olursa işbu meni keyfiyeti şirketin veya eşhası mezkurenin diğer sefainine de şamildir. İkinci ve üçüncü maddelerde zikrolunan tebaai mahalliyeye munhasır hukuku bahriyeden birini icraya cüret eden ecnebiler yüz liradan bin liraya kadar cezayı nakdi ve bir aydan üç aya kadar hapis cezasiyle mücazat olunurlar. Bu cezalardan yalnız biri de hükmolunabilir. Mükerrirler hakkında iki kat olarak hükmedilir. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;MADDE 5.- (Değişik: 4854 - 24.4.2003 / m.1/B-3) Bu Kanunun 1 inci maddesi hükmüne aykırı olarak Türkiye limanları arasında kabotaj yapan gemiler ve yabancılara ait deniz taşıtlarına birmilyar lira idari para cezası verilir. Gemiler ve deniz taşıt araçları 1 inci maddenin ikinci fıkrası gereğince bir yıl Türkiye limanları için yük ve yolcu almak ve çıkarmaktan yasaklanır; Kanuna aykırı hareket eden gemi, bir denizcilik şirketine veya birden çok gemiye sahip olan bir veya birden çok şahsa ait olursa, yük ve yolcu almak ve çıkarmaktan yasaklama cezası, şirketin veya şahısların diğer gemilerine de uygulanır. Bu Kanunun 2 ve 3 üncü maddelerinde belirtilen yalnızca Türk vatandaşlarına tanınan hakları kullanan yabancılara ikiyüzaltmışmilyon lira idari para cezası verilir. Suçun tekrarı halinde bu ceza iki kat olarak uygulanır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Birinci fıkrada yazılı olan idari para cezalarıyla yasaklamalar o yerin en büyük mülki amiri tarafından verilir. Derhal ve defaten idari para cezasını ödemeyen veya bu hususta teminat ve kefalet göstermeyen gemiler ve diğer deniz vasıtaları seferden ve faaliyetten alıkonulur. Para cezasına ve yasaklamaya ilişkin kararlar deniz taşıtları için kaptana veya ilgilisine, diğer eylemler için faile 11.2.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, idarece verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. Yasaklama kararı idare mahkemesi kararının kesinleşmesinden sonra uygulanır. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;MADDE 6 - İşbu kanun ahkâmı 1 Temmuz 1926 tarihinden muteberdir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;MADDE 7 - İşbu kanunun icrasına Ticaret ve Adliye Vekilleri memurdur. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;                                       2.KABOTAJ KANUNU&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;19 Nisan 1926 tarih ve 815 sayılı “Türkiye Sahillerinde Nakliyatı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Karasuları Dahilinde İcrayı Sanat ve Ticaret Hakkındaki Kanun”(91  RG 29.04.1926 dip not) ile Türk kıyılarında kabotaj hakkı, Türk Bayrağını taşıyan gemilere ve Türk vatadaşlarına hasredilmiş bulunmaktadır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Lozan Barış Anlaşması, Ticaret Mukavelenamesi, yerli yabancı gemilere eşit davranılması ilkesini getirmekle birlikte kabotaj seferlerini, balıkçılığı ve liman hizmetlerini kendi bayraklarını taşıyan gemilere hasretmek hakkını sözleşen (akid) devletler için saklı tutmuştu. Kabotaj Kanunu, böyle bir hakkın kullanılmasından doğmuştur.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bu kanun ile öngörülmüş esaslar şunlardır:&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;A. Gemiler&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;a. Türk           Gemileri&#60;br /&#62;
Türk kıyılarının bir noktasından diğer noktasına yük ve yolcu alıp nakletmek ve kıyılarda, limanlar içinde veya arasında römorkaj ve pilotaj (kılavuzluk) ve hangi nitelikte olursa olsun bütün liman hizmetlerini ifa, yalnız Türk Bayrağını taşıyan gemi ve taşıtlara hasredilmiştir.(m. 1/1).&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Türk Bayrağı taşıma iznini TTK, 824/2 gereğince geçici olarak (en çok iki yıl için) almış bulunan gemi, sözkonusu izin süresince TTK, 825 gereği Türk Bayrağı taşımak hakkını ve hatta Türk gemisi niteliğini almış bulunduğundan kabotaj seferleri yönünden gerekli birinci koşulun (Türk Bayrağı taşımak koşulunun) bu gemiler için dahi gerçekleştiği sonucu doğar. Karşıt kavram yolu ile de TTK.824/1 de yazılı durumda, yani Türk gemisine geçici olarak yabancı bayrak çekilmiş bulunulması halinde izin süresince geminin kabotaj seferi hakkından yararlanamayacağı hükmüne varmak gerekir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;b. Yabancı      Gemiler&#60;br /&#62;
Bu gemiler sadece yabancı memleketten aldıkları yolcu ve hamuleyi Türk limanlarına çıkarabilir ve Türk limanlarından yabancı limanlara  gidecek yolcu ve hamuleyi alabilir(m.1/2).&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;B. Kişiler&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;a.     Türk       Vatandaşları&#60;br /&#62;
Türkiye’de nehir, göller ve Marmara havzası ile Boğazlar ve bütün karasuları ve karasularına dahil körfez, liman, köy vesairede vapur, römorkor, istimbot, motorbot, mavna, salapurya, sandal, kayık velhasıl makine, yelken  ve kürekle hareket eden büyük taşıtlar ve saire ile duran ve yüzen araçlar bulundurmak ve bunlarla seyrüsefer ve nakliyat ameliyesinde bulunmak suretiyle ticaret hakkı, yalnız Türk tebasına aittir (m. 2).&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Kabotaj Kanunu’nun 2 inci maddesinde yer alan “Türk Teb’ası” deyimi üzerinde bir açıklama şöyle gereklidir: Seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretiyle ticari faaliyette bulunan gerçek kişi tek ise bunun birden fazla ise hepsinin Türk olması şarttır. Bir Türk gemisinin yabancılar tarafından kiralanarak kabotaj seferlerinde kullanılması da yasak kapsamına girer. Burada önemli olan, yükle ilgililere karşı kimin taşıyan olarak gözüktüğü değil, seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretiyle kimin ticaret yapmakta olduğudur. Nitekim Kabotaj Kanunu, 2 de seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretiyle ticaret hakkının yalnız teb’asına özgü bulunduğu açıklanmıştır. Seyrüsefer ve nakliyat icra eden bir tüzel kişi ise bunun bir Türk tüzel kişisi olmasının gerekeceği açıktır. Ancak bu tüzel kişi bir anonim şirketse pay sahipleri ve limited şirket ortakları arasında bir yabancı bulunuyorsa durum nedir? Bu konudaki 25 Şubat 1928 tarihli ve 403 sayılı Tefsir kararı’nda, seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretiyle ticaret hakkının sadece Türk teb’asına hasredildiği hususunda Kabotaj Kanunu’nun 2 inci maddesinde açıklık bulunduğu noktasında hareket edilerek sözkonusu pay sahipleri ve ortakların tümünün Türk olması gerektiği açıklanmıştır(bk. aşağıda m. 4).&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;b.     Yabancılar&#60;br /&#62;
Hükümet, geçici olarak ve kendileri için ücret veya iştirak payı söz konusu bulunmamak üzere yabancı kurtarma gemilerinin çalışmalarına ve Türk kurtarma gemilerinde yabancı  uzman, kaptan ve tayfa çalıştırılmasına izin verilebilir (m. 4).&#60;/p&#62;
&#60;p&#62; C. Yasaklama ve Cezalar a.      Yabancı Gemiler&#60;br /&#62;
Kabotaj Kanunu hükümlerine aykırı şekilde Türk limanları arasında kabotaj yapan yabancı gemi ve teknelerden bin liradan onbin liraya kadar para cezası tahsil olunur. Ayrıca sözü geçen gemi veya tekne Türkiye limanları için hamule ve yolcu almak ve çıkarmaktan altı aydan bir yıla kadar men olunur. İş bu men keyfiyeti, kanuna aykırı hareket eden şahıs ve şahıslarla ilgili şirkete ait diğer gemileri de kapsar (bkz md.5 son hali)&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;b.         Yabancılar&#60;br /&#62;
Kabotaj Kanunu’na  aykırı olarak Türk vatandaşlarına ait haklardan birini icraya yönelen yabancılar, yüz liradan bin liraya kadar para cezası ve bir aydan üç aya kadar hapis cezası ile cazalandırılırlar (bkz md.5 son hali).  &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bu da, bu kanun vesilesi ile 1970 yılında verilmiş Yüksek Mahkeme Kararıdır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ, E. 1970/629, K. 1970/4935, T. 8.12.1970&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;• KURTARMA VE YARDIM (Türk Gemilerinin Tekel Hakkı)&#60;br /&#62;
• TİCARİ       MAKSAT&#60;br /&#62;
  (Kurtarmaya Katılan Yabancı Geminin Kabotaj ve Tekel Hakkını İhlal Etmiş Olması)&#60;br /&#62;
• KABOTAJ VE TEKEL HAKKI (Türk Karasularındaki Kurtarma Faaliyetleri)&#60;br /&#62;
ÖZET : Türk karasuları içinde münhasıran türk bayrağı taşıyan gemiler kurtarma- yardım yapabilir. Denizcilik bankasının kurtarma-yardım tekel hakkı ihlal edilirse, bankanın tazminat isteme hakkı doğar. Kurtarmaya &#34;p&#34; tahlisiye gemisinin iştirak etmesi, olayda, ticari bir kasıt bulunduğunu açıkça gösterir. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;DAVA : Taraflar arasındaki davanın İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesince görülerek husumet yönünden davanın reddine dair verilen 26.11.1969 tarih ve 580/482 sayılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı avukatı tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı avukatı T.B. ile davalı avukatı N.G. gelip temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kerre dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü: &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;KARAR : 875 sayılı Kabotaj kanunu gereğince kurtarma ve yardım işleri, Türk karasuları dahilinde münhasıran Türk gemileri tarafından yapılabilir. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;5842 sayılı kanun, bu işleri davacı Denizcilik Bankasının tekeline vermiştir. Davalı işletmenin dosyada mevcut 22.5.1968 günlü yazısından anlaşılacağı üzere, Türk Karasularında kurtarma ve yardım işlerine iştirak eden yabancı gemiler arasında &#34;P&#34; tahlisiye gemisi de bulunmaktadır. Bu itibarla, davacı bankanın kurtarma teklifinin reddedilmesi ve kurtarmaya tahlisiye gemisinin iştirak etmiş bulunması, mezkur kanunlardan doğan kabotaj ve tekel &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;haklarının ihlal edilmiş olduğunu ve bu ihlalde aynı zamanda ticari bir kasıt bulunduğunu, açıkça göstermektedir. O halde mahkemece davacı bankanın tazminat talebinin kabulü gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine kararı verilmesi kanuna aykırıdır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SONUÇ : Yukarıda yazılı sebeplerden dolayı davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, tarif gereğince 850 lira duruşma avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve ödediği ... lira peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine 8.12.1970 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;BU DA YENİ YASAMIZ ;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bugünkü AKP İktidarı tarafından, 26 Nisan 2005 tarihinde, Başbakanlık imzası ile bir Kanun değişikliği tasarısı TBMM ye sunulmuş olup, soğutmaya alınmış bu tasarı, her an yasallaşacaktır. Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu'na gönderilmiş durumdadır. Kanun değişikliği ile; “Yurt içinde teknik imkan, araç ve ekipman kapasitesi ve mevcut personel ile gerçekleştirilmesinin mümkün olmayacağı tespit edilen kamu hizmeti niteliğindeki faaliyetler için, faaliyetin süresi ile sahası belirtilmek ve hiçbir hak sağlamamak şartıyla Türk kara sularında ve iç sularında kendi bayrakları altında yabancı gemi ve deniz aracı çalıştırılması amacıyla en fazla iki yıl süre tanınacak. Faaliyetin mücbir sebeplerle veya mevzuattan kaynaklanan nedenlerle kesilmesi halinde süre iki yılı aştığı takdirde, faaliyet izni altışar aylık dönemler halinde uzatılabilecek. Kurtarma ve diğer faaliyetler için izin almak suretiyle faaliyette bulunacak gemi ve deniz araçlarının geçici ithaline gümrük idarelerince izin verilecek. Denizcilik Müsteşarlığı'nın uygun görüşü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın izin vermesi halinde yabancı bayraklı gemi ve deniz araçları ile Türk bayraklı kurtarma gemilerinde yabancı gemi adamı ve personel çalıştırılabilecek.”&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Tasarıda ayrıca ''Kabotaj ve Denizcilik Bayramı” adının sadece ''Denizcilik Bayramı'' olarak değiştirilmesi planlanmaktadır. İMTİYAZIMIZ, geçici adıyla pazarlanacak ve KABOTAJ KANUNU yok edilecektir yani. Çünkü, AB ve ABİLERİMİZ, Amerikalılarımız böyle istemektedirler. İstemekte haklılar çünkü müteffikimiz AMERİKA, bizim yedi düvele karşı istiklal savaşı ile kazandığımız başarının belgesi olan LOZANI, hala tanımamaktadır. Müteffikimiz ve güya dostumuzdur ama...!
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "ERCİYES ZAFER KURULTAYI İPTAL?"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=38#post-44</link>
<pubDate>Paz, 29 Jun 2008 21:15:10 +0000</pubDate>
<dc:creator>susurluk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">44@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;SUSURLUK&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ramazan NARİN&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;&#60;a href=&#34;mailto:xsusurlukx@hotmail.com&#34;&#62;xsusurlukx@hotmail.com&#60;/a&#62;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ERCİYES ZAFER KURULTAYI İPTAL!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;PLAN YAPILMIŞ PLAN..! Diye düşünmek istemiyoruz...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;    BAŞBUĞ ve TEKİR YAYLASI                  &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Milliyetçi Hareket’in efsanevi lideri, BAŞBUĞ Alparslan Türkeş’in emanet bıraktığı, AĞUSTOS ayında gerçekleştirilecek Erciyes Zafer Kurultayı’na son verilmesi kararı, ve bu kararın Kayseri İl Başkanı tarafından &#34; bizim inisiyatifimiz ile&#34; denilerek açıklanması; Türk olanların, Türk Milliyetçisi olanların, Turan illerindeki TÜRK'lerin, ülkücü camiayı üzdü ve sabrını taşırdı. 18 yıl önce Türkeş’in bizzat katılımı ve talimatıyla başlatılan Erciyes ZAFER Kurultayı’nın kabul edilemez bir gerekçeyle tarihe gömülmek istenmesi, Türk Milliyetçileri arasında sert tepkilere yol açtı. Karara öfkelenen ve protesto eden ülkücüler, bunun “Türkeş’e hakaret” bunun&#34;hareket içerisinde nifak&#34; ve REDDİ MİRAS olduğunu söylediler.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;   ERCİYES ZAFER KURULTAYI OTAĞLARIMIZ&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;REDDİ MİRASA ben de ÖFKELİYİM..!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Erciyes Kurultayı, ülkücüler için bir Ergenekon, bir istişare ve  tanışma toplantısıdır. Başbuğ’un sağlığında ve daha sonrasında MHP’nin yeniden yükselişini sağlayan da, bu kurultaydır. Yılda bir defa ve Ağustos ayında Tekir Yaylası’nda bu Kurultayda buluşan ülkücüler, her ili temsilen binlerce çadırlar kurmakta, çadırlar arasında ziyaretlere gidilmekte ve, yurt çapında bir kaynaşma olmaktadır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;18 yıldır, büyük bir çoşkuyla kutlanan, Türk Dünyasının ve Türk Milliyetçilerinin buluştuğu, kaynaştığı, istişare ettiği, vuslat ettiği ZAFER KURULTAYI iptal edilmiş ? Açıklayan İl Başkanı Süleyman KORKMAZ. Bana göre tasfiye memuru gibi davranan bir İl Başkanı sözkonusudur ve bu açıklaması ile yetkisizdir. Yetkisiz çünkü; bu kurultay Kayseri İl Teşkilatına özgü bir faaliyet olmaktan çıkmış, Türk Dünyasına mal olmuş bir kurultaydır. İptal edilmesi, reddi miras ve Başbuğa ve onun emanetlerine doğrudan saygısızlık ve ihanet olacaktır. En önemli sonucu da, Türk Düşmanlarını sevindirecek şekilde ülkücü hareketin bölünmesine yol açacak bir eylem olabilmesi ihtimalidir. Karar, adeta BAŞBUĞ’un izlerini silmek, ve o’nun arkasından gidenleri tasfiye etmek anlamındadır. Ve yapılmak istenenin, maalesef  bu olduğu görülmektedir. Çünkü sayın İl Başkanı, gereken açıklamanın 10 gün sonra yapılacağını söylemekle, tepkileri ölçmek ve olayın küllenmesini istenmek gibi bir gayesinin olduğunu, ortaya koymuştur. Geçmişi silmek ve ülkücü hafızayı yok etmek anlamındaki bu karardan, derhal dönülmelidir. Çünkü ben ve benim gibi bütün ülkücüler bu kararı; Yüreklerine saplanan bir hançer olarak telakki etmektedir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Rahmetli BAŞBUĞ Alparslan Türkeş, İsmail Gaspıralı’nın ifadesiyle “dilde, fikirde, işte birlik” ruhuyla bu zafer kurultaylarını gerçekleştirmiştir. İnsanlar, Doğu Türkistan’dan, Kazakistan’dan, Azerbaycan’dan, Türkmenistan’dan, Özbekistan’dan, Kırgızistan’dan Almanya’dan, Hollanda’dan, Belçika’dan ve Türkiye’nin her bölgesinden buraya akın akın, yıllarca gelmişlerdir.  İnsanlar, yani Türk Milliyetçileri burayı çok lüks buldukları için değil, TEKİR YAYLASINDAKİ heyecanı paylaşmak istedikleri için, BAŞBUĞLA BULUŞMAK, TURANLA BULUŞMAK, ÜLKÜ SEVDASIYLA BULUŞMAK için buraya gelmişlerdir/geleceklerdir. Erciyes Zafer Kurultayları artık bir ÜLKÜCÜ HAFIZA haline gelmiş, gelenekselleşmiş şölenlerdir. BAŞBUĞ’ un emaneti olan bu şölen, bu kurultay asla iptal edilmemelidir, edilirse Reddi miras olur ki; yarın birileri bu iptalin altından, duyulan öfkenin altından kalkamaz.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;BAŞBUĞUN VASİYETİ İMİŞ..?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Kayseri İl Başkanının, özrü kabahatından büyük olacak şekilde ileri sürdüğü mazaret, anlaşılır değildir, komiktir. 18 yıl önce kutlanmaya başlanılan bu kurultayın 16 büyük Türk Devletini temsilen 16 yıl, bir yıl da Türkiye Cumhuriyeti için 17 yıl, bir yılda 18. defa Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için kutlandığını, 19.sunun ve devamının  kutlanmayacağını, bunun da Başbuğun vasiyeti olduğunu söylenmesi, hem abesle iştigal hem de cüret olmuştur. Biz BOZKURT’uz ama asla MANKURT değiliz. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ’in, hiçbir yerde hiçbir şekilde bu anlama gelecek sözleri ve vasiyeti olmamıştır. Gerekçenin makul bir tarafı olmadığı gibi, bir ülkücü için tasvip edilebilir bir yönü de yoktur. Alparslan TÜRKEŞ’in vasiyeti ; sağlığında yaptığı konuşmaları, kitapları ve icraatlarıdır. Davasıdır. Bunların içinde de, bu anlama çekilebilinecek bir tek sözü veya yazısı yoktur. İl Başkanın bu anlamda ileri sürdüklerinde, yasal gerçeklik yoktur. Söylenen mazaret gerçeği yansıtmamıştır. Velev ki, gerçek olduğunu düşünsek bile, 16 büyük Türk İmparatorluğunun yanında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin olmasını KİMSE İZAH EDEMEZ. Şu anda 7 devlet-tek milletiz diyen Türklerinde akıl ve hafsalaları bunu  almaz ve Başbuğumuzun böylesi rakamları ve hesabı, hiç olmamıştır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;BAŞBUĞ’un örs üzerinde çekiçle demiri dövdüğü TÜRK Kurultaylarından MHP’nin elini çektiği, Ülkü Ocaklarının iki de bir kapatılacak olduğunun söylendiği, Doğu Türkistan meselesinin Türkün ve ülkücünün meselesi olduğu yolunda cesaretli adımların atılamadığı günleri yaşadığımız  bir durumda ;  Erciyeste 18 yıldır her yıl kutladığımız Zafer Kurultaylarının, üstelik İl Başkanının inisiyatifi ile iptal edilmesi, zaten yaralı olduğumuz bizdar olduğumuz bu halimizde, yaramızın üzerine tuz biber ekmiştir. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bu karara tepki gösterecek olanların, yönetime göre dışlanmayı ve ihraç edilmeyi göze alması gerekmektedir. Çünkü yarın birileri çıkarak, lider teşkilat doktrin ! diyerek, itaatsizlik diyerek, tepki duyanları dışlamaya hazırlanmaktadır ki, Hakkımızda hayırlısı olsun !&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;PLAN YAPILMIŞ, PLAN..!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ben ve benim gibi düşünenlerin bu iptal kararının bir planın parçası, bir projenin ayağı olduğunu söylediklerini duyar gibiyim. Doğrudur. Eğer bu karar iptal edilmez ise, Amerika'nın, Avrupa'nın, Türk Düşmanlarının istediği dejenerasyon, asimile hareketi gerçekleşecek ve ülkücü hafıza unutturularak yozlaşma sağlanacaktır. Hatta korkarım ki, farkındalığın yükselmesi halinde ülkücü hareket bölünecektir. En azından, bu iptale karşı çıkanlar lider teşkilat doktrinine uymayanlar, bu iptale evet diyenler diye bölünecektir. Allah korusun ama, bu hareket adına yetkili olanların bu hususa dikkat etmelerinde fayda var diye, ikaz etmekte benim görevim.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Eğer, bu iptal bir tasfiye hareketinin parçası ise, bir planın parçası ise, bu hesapları yapanlar şunu unutmasın; FARKINDAYIZ ve KİM OLDUĞUNUZU biliyoruz. Ülkücünün milli direncini kıracak, 5000 in üzerindeki şehidinin kemiklerini sızlatacak fiillere asla rıza göstermeyeceğiz ve asla izin vermeyeceğiz. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Burada asıl üzüntü verici olan; ülkücülerin   bir kısmının &#34; İPTAL KARARI, TÜRKEŞİN VASİYETİN YERİNE GETİRİLMESİDİR...&#34;  yalanına bile inanmaya hazır olmasıdır ! BAŞBUĞ Alparslan Türkeş’in ülkücülere vasiyeti ;  ortaya koyduğu siyasi mücadele, yazdığı kitaplar ve yaptığı konuşmalardır. Bütün bunlarda,  “ vatanınız satılırken sessiz kalın, GÜÇ VE GÖVDE GÖSTERİSİ YAPMAYIN ! ”  diye bir vasiyet bulamazsınız ! Vatan satılırken, Meclis kürsüsünden  “Allah aşkına yapmayın !”  diye iktidara yalvarmak; ülkücü misyon, ülkücü vizyon değildir. Anayasa Mahkemesinin meclisteki iki parti için kapatma yargılamasının sona ermesinin ardından, MHP gelecek süreçte çok önem kazanacağı için, şimdiden bir iç muhakemeye de, MHP'nin de ihtiyacı var gözükmektedir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;BEKLEYİP GÖRECEĞİZ…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Geçtiğimiz yıl, Sayın Dr. Devlet BAHÇELİ’nin ilk defa bu kurultaya katılmadığını ve ilk defa öksüz kalan bir kurultay geçirdiğimizi biliyorum. Bunun bir işaret olduğu hakkında tartışmalar yapılmışsa da, bizler buna asla inanmamıştık. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Şimdi, 10 günün dolmasını bekleyeceğiz ve göreceğiz. Asıl gerekçeyi göreceğiz. Gerçi Kayseri İl Başkanının bu İPTAL açıklamasının ardından, ZAMAN GAZETESİ ? ‘ne demeç veren bir üst düzey MHP yöneticisinin bunu doğruladığını, genel merkezinde aynı düşüncede olduğunu duyduk. Gine de, başta Genel Başkan Sayın Dr. Devlet Bahçeli’nin veya MHP yetkili organlarının bu iptal kararı hakkındaki açıklamalarını bekleyeceğiz. Umarız ki ; bu yanlıştan dönülünür...
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "SUSMA, sustukça sıra sana gelecek !"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=37#post-43</link>
<pubDate>Paz, 29 Jun 2008 09:45:59 +0000</pubDate>
<dc:creator>susurluk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">43@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;SUSURLUK&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ramazan NARİN&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;&#60;a href=&#34;mailto:xsusurlukx@hotmail.com&#34;&#62;xsusurlukx@hotmail.com&#60;/a&#62;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SUSMA,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK..!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bu sloganı dilimize yerleştiren olay; basınımızın ve düşün dünyamızın değerli insanı Uğur MUMCU’nun katledilmesi olayı olmuştu. O’nun ardından yürüyen yığınlar bu sloganı öyle bir haykırdılar ki, bugün hala aynı kuvvetle bu sloganı duyuyor ve seslendiriyoruz.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ben, bir süredir özel nedenlerim sebebiyle yazılarıma ara vermiştim. Ama, özellikle yerel basınımızı her gün takip ediyordum tabii. Öncelikle GENÇ BAYRAK GAZETESİ’nde tam sayfa simsiyah ilanlar çıktı ve çıkıyor. SUSTURMAYIN ! diye…ve bende üzüldüm ve tepki koymak adına, gine geldim.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;YEREL BASININ SUSTURULMASI PROJESİ ;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;KİK. Kamu İhale Kanunu’nda bir değişikliğe hazırlanan meclisimizdeki AKP, Avrupa Birliğinin direktifi ile ve yapılacak değişikle resmi ilanlarla yaşam gücü bulan YEREL BASINI susturacak gibi gözüküyor. Gerçi ben bunu gayet normal karşılıyorum. Geç bile kaldılar… Bugünkü iktidar, ulusal basında muhalif sesleri STAR, KANALTÜRK, YENİÇAĞ gibi… bir bir susturuyor ve susturdu zaten. Haa, şimdi de sıra yerel basında. Hükm edemediği yerel basında yani. Aslında yerele de hükm edecek ama, sayıları fazla ve il il, ilçe ilçe farklı sesler var. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;KAPİTALİZMDEN gayet iyi anlayan ve bunun dersini Amerika’da almış olan bazıları, resmi ilan gelirinden yoksun kalan yerel basının, abone ücretleriyle ayakta kalamayacağını biliyor tabii. Ve bu yüzden de MİLLİ İRADE BİZİZ deyip işi bitirecekler. Anayasamızın ve Cumhuriyetimizin temel ve değiştirilemez ilkelerini değiştirirken, arkamızda milli irade var diye cüret bulanların, totaliter ve faşist rejimlere özenip kendilerine eleştiri getirenleri susturmasını doğal karşılamamız lazım. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yerel basının güç birliği içinde ve milletimizin desteğini arkasına alarak bu konuda ortaya çıkan faşizme direnmeleri durumunda YEREL BASIN susturulamayacaktır. Susturulursa bu sistemin adı KAPİTAL FAŞİZM olacaktır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;TRAVMA..! ve DENGİR MİR ;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Unutmayalım ki bu iktidar partisi kapatma davasıyla karşı karşıya. KAPATILACAK muhtemelen. Kendilerine eleştiri gördükleri bildiriler ve muhtıralar karşısında Genel Kurmayımıza bile bu adamlar, &#34;sen başbakanlığa bağlı bir memursun!&#34; deme cesaretini gösterdiler. Kapatılmaya karşıda, ne kadar gayrimüslim varsa, hepsinin desteklerini arkalarına aldılar. Aslında kapatılsalar da kalanları ile hükümet icra edecekler ama, liderlerini kaybetmekten korkuyorlar tabii ve bunun için değişik kombinezasyonlara kalkışıyorlar.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Acelecilikten olacak, adeta emperyalizmin işbirlikçisi olduklarını o kadar belli ediyorlar ki, DENGİR MİR diye biri çıkıp, bu Cumhuriyetin, bu devletin kurucusu ulu önder BAŞBUĞ ATATÜRK’ün inkilaplarını, toplumun bir kesimi için TRAVMA diye gösterebiliyor. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Aslında bir kesimi derken kast ettiği kesim, KÜRTLERDİR. Kaşınan yer orasıdır. Bu adam kimdir peki ? Hükümetin 2 numaralı adamı. DENGİR MİR MEHMET FIRAT. Bu adam kimdir peki ? Kurtuluş savaşımızda, işgalci emperyalist devletlerin uşaklığını yaparak doğuda Atatürk’e direnen ve işbirlikçilik, hainlik yapan ŞEYH SAİT’in torunu... Söyledikleriyle Dedesine layık olduğunu gösteriyor zevat-ı zat-ı muhterem...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;DENGİR MİR’ in KİM OLDUĞUNA BİR BAKALIM ?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ADIYAMAN’da bir aşiretin reisi…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Eski Adalet Partisi'nin milletvekili ve Süleyman Demirel'in gözdesi…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Eski FAZİLET PARTİSİ milletvekili ve Erbakan’ın gözdesi…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Eski DOĞRUYOL PARTİSİ merkez karar yöneticisi…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;AKP’nin milletvekili TAYYİP ERDOĞAN’ın gözdesi  ve HÜKÜMETİN 2 numaralı ismi !&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yani, isyan ettikleri Cumhuriyetin verdiği imkanlarla her dönemde mecliste, her dönemde bir partinin içinde olmuşlar.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Türkiye’nin binlerce küçük köyünden sadece biridir Piran. Ancak, küçüklüğüne aldırış etmeden, genç Türkiye Cumhuriyeti’ne kafa tutmuştur. Piran Köyü, Bingöl’ün Ergani ilçesine bağlıdır. Tarih, 13 Şubat 1925’i göstermektedir. Şeyh Sait ve arkadaşları ya da yandaşları, sonuçları bugün bile hâlâ tartışma konusu olan isyanı başlatmışlardı, bu birkaç on hanelik küçük köyden. Başkaldırı, Piran’dan genç Cumhuriyet’in Genç ilçesine, Muş’a, Çapakçur’a, Elazığ ve Palu’ya kadar yayılmıştır.  Sonuçta, Başbuğ Mustafa Kemal’in emriyle ordu isyanı bastırmakla görevlendirilmiştir. Şeyh Sait ve arkadaşları yakalanmışlardır ; yargılama sonucu 46 kişi idama, diğerleri ise kürek ve değişik hapis cezalarına çarptırılmışlardır. DENGİR MİR’in dedesi Şeyh Sait ise, 29 Haziran 1925’te idam edilmiştir. Dün, muhtemelen DENGİR MİR MEHMET ve aşireti dedelerinin mezarı başında 83 yılı anmışlardır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ÇERÇEVE ÇİZİLMİŞ…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ŞEYH SAİT’in torunları ve aşireti ; AKP, RP, FAZİLET, AP, DYP, ANAP, ve hatta DEHAP’a bile temsilci yollamış. Bugün, en dikkat çeken siyasetçileri ise AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile, DTP’nin yerine veya KÜRDİSTANA hazırlanan  Hak-Par Genel Başkanı Abdülmelik Fırat. Dengir Mir Mehmet Fırat, AKP’nin Kürt politikasına yön veren isim olarak biliniyor. Abdülmelik Fırat ise Kürt sorununun çözümüne yönelik fikirleri nedeniyle, “ Dedesi gibi o da isyan ediyor ” yorumlarının yapılmasına neden oluyor.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;DENGİR MİR; Aleyhinde yazı yazan muhalif köşe yazarlarını yani yerel basın dahil herkesi HEZEYAN içinde olmakla da suçluyor. Bu kişi; İDAM cezasının kaldırıldığı meclis görüşmeler sırasında  “TERÖRİST BAŞINI ASAMAYACAKSINIZ, BUNDAN ÖTE ASAMAYACAKSINIZ ! “ diyen kişidir. Bu kişi; “LOZANDAKİ AZINLIK MEFHUMU DEĞİŞMELİDİR !” demiştir. Bu kişi; PKK eylemlerini “TÜRK-KÜRT ÇATIŞMASI”, bu kişi, PKK Katillerine “SAVAŞÇI” diyen kişidir. İdamın kaldırılmasına onay veren milletvekillerinden birisidir. Bu kişi ; AKP GENEL BAŞKAN YARDIMCISIDIR.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Amerika’nın planlarının yürüdüğü bugünlerde, nasıl oluyorsa bizim Yargıtay Fetullah Hocanın cezasını ortadan kaldırdığı anda, GÜLEN’in Amerika'daki misafirliği ve stajı bittiği için sınırdışı kararı alındığı günlerde, DENGİR MİR, Amerika planının bir parçası olarak Fetullah GÜLEN’in geleceğini ve burada mutlu olacağını söylemektedir. Hocanın nasıl mutlu olacağını, bekleyip görecez ? Şeyhülislam mı yapılacak ? Halife mi yapılacak ? Peygamber olarak mı ilan edilecek ? Bilmiyoruz şimdilik. Bilen birileri varsa, onlarda Amerika ve  buradaki o’nun uşaklarıdır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bütün bunlar yetmemiş, DENGİR MİR,  ANIRMAKTAN ! bahsetmiştir. Allah selamet versin ! &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ATATÜRK ve Devrimlerinin eleştirilebileceğini düşünürdüm de, bu kadarını doğrusu beklemiyordum. DENGİR DİYOR Kİ ; &#34; Devrimler kötü demedim ama bir gecede tekke ve zaviyeler kapanmadı mı ? Şeyhülislamlık sona ermedi mi ? Yalan mı, yanlış mı ? Dünyanın her yerinde devrimler böyle yapılıyor. Türkiye’de de böyle yapıldı. Türkiye’de de bir travmaydı. Devrimler uzun bir içselleştirme sonunda oturdu. Bir gecede yaşanan her şey travmadır. Konuşanlar, eğer bunların (Devrim Kanunları’nın) tamamını okuduysa ben Meclis’in ortasında eşek gibi anıracağım. Lozan Anlaşması’nı kim tam anlamıyla okudu ve özünü kavrayabildi. Okumadan konuşuyoruz. Her zaman yapmaya çalıştığım, yabancılarla konuşurken Türkiye’yi anlamaları için tarihsel bir çerçeve çizmektir. Burada da yaptığım, bugüne nasıl gelindiğini anlatmak için tarihsel bir çerçeve çizmektir.&#34; ÇERÇEVE ÇİZMİŞ ? &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;&#38;lt; AKP’ye oy vermiş veya vermeyi düşünen vatandaşlarımızın özellikle okumasını ve bir daha düşünmelerini istiyorum.! &#38;gt;
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "SUSMA, sustukça sıra sana gelecek !"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=36#post-42</link>
<pubDate>Paz, 29 Jun 2008 09:44:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>susurluk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">42@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;SUSURLUK&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ramazan NARİN&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;&#60;a href=&#34;mailto:xsusurlukx@hotmail.com&#34;&#62;xsusurlukx@hotmail.com&#60;/a&#62;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SUSMA,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SUSTUKÇA SIRA SANA GELECEK..!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bu sloganı dilimize yerleştiren olay; basınımızın ve düşün dünyamızın değerli insanı Uğur MUMCU’nun katledilmesi olayı olmuştu. O’nun ardından yürüyen yığınlar bu sloganı öyle bir haykırdılar ki, bugün hala aynı kuvvetle bu sloganı duyuyor ve seslendiriyoruz.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ben, bir süredir özel nedenlerim sebebiyle yazılarıma ara vermiştim. Ama, özellikle yerel basınımızı her gün takip ediyordum tabii. Öncelikle GENÇ BAYRAK GAZETESİ’nde tam sayfa simsiyah ilanlar çıktı ve çıkıyor. SUSTURMAYIN ! diye…ve bende üzüldüm ve tepki koymak adına, gine geldim.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;YEREL BASININ SUSTURULMASI PROJESİ ;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;KİK. Kamu İhale Kanunu’nda bir değişikliğe hazırlanan meclisimizdeki AKP, Avrupa Birliğinin direktifi ile ve yapılacak değişikle resmi ilanlarla yaşam gücü bulan YEREL BASINI susturacak gibi gözüküyor. Gerçi ben bunu gayet normal karşılıyorum. Geç bile kaldılar… Bugünkü iktidar, ulusal basında muhalif sesleri STAR, KANALTÜRK, YENİÇAĞ gibi… bir bir susturuyor ve susturdu zaten. Haa, şimdi de sıra yerel basında. Hükm edemediği yerel basında yani. Aslında yerele de hükm edecek ama, sayıları fazla ve il il, ilçe ilçe farklı sesler var. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;KAPİTALİZMDEN gayet iyi anlayan ve bunun dersini Amerika’da almış olan bazıları, resmi ilan gelirinden yoksun kalan yerel basının, abone ücretleriyle ayakta kalamayacağını biliyor tabii. Ve bu yüzden de MİLLİ İRADE BİZİZ deyip işi bitirecekler. Anayasamızın ve Cumhuriyetimizin temel ve değiştirilemez ilkelerini değiştirirken, arkamızda milli irade var diye cüret bulanların, totaliter ve faşist rejimlere özenip kendilerine eleştiri getirenleri susturmasını doğal karşılamamız lazım. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yerel basının güç birliği içinde ve milletimizin desteğini arkasına alarak bu konuda ortaya çıkan faşizme direnmeleri durumunda YEREL BASIN susturulamayacaktır. Susturulursa bu sistemin adı KAPİTAL FAŞİZM olacaktır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;TRAVMA..! ve DENGİR MİR ;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Unutmayalım ki bu iktidar partisi kapatma davasıyla karşı karşıya. KAPATILACAK muhtemelen. Kendilerine eleştiri gördükleri bildiriler ve muhtıralar karşısında Genel Kurmayımıza bile bu adamlar, &#34;sen başbakanlığa bağlı bir memursun!&#34; deme cesaretini gösterdiler. Kapatılmaya karşıda, ne kadar gayrimüslim varsa, hepsinin desteklerini arkalarına aldılar. Aslında kapatılsalar da kalanları ile hükümet icra edecekler ama, liderlerini kaybetmekten korkuyorlar tabii ve bunun için değişik kombinezasyonlara kalkışıyorlar.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Acelecilikten olacak, adeta emperyalizmin işbirlikçisi olduklarını o kadar belli ediyorlar ki, DENGİR MİR diye biri çıkıp, bu Cumhuriyetin, bu devletin kurucusu ulu önder BAŞBUĞ ATATÜRK’ün inkilaplarını, toplumun bir kesimi için TRAVMA diye gösterebiliyor. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Aslında bir kesimi derken kast ettiği kesim, KÜRTLERDİR. Kaşınan yer orasıdır. Bu adam kimdir peki ? Hükümetin 2 numaralı adamı. DENGİR MİR MEHMET FIRAT. Bu adam kimdir peki ? Kurtuluş savaşımızda, işgalci emperyalist devletlerin uşaklığını yaparak doğuda Atatürk’e direnen ve işbirlikçilik, hainlik yapan ŞEYH SAİT’in torunu... Söyledikleriyle Dedesine layık olduğunu gösteriyor zevat-ı zat-ı muhterem...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;DENGİR MİR’ in KİM OLDUĞUNA BİR BAKALIM ?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ADIYAMAN’da bir aşiretin reisi…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Eski Adalet Partisi'nin milletvekili ve Süleyman Demirel'in gözdesi…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Eski FAZİLET PARTİSİ milletvekili ve Erbakan’ın gözdesi…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Eski DOĞRUYOL PARTİSİ merkez karar yöneticisi…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;AKP’nin milletvekili TAYYİP ERDOĞAN’ın gözdesi  ve HÜKÜMETİN 2 numaralı ismi !&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yani, isyan ettikleri Cumhuriyetin verdiği imkanlarla her dönemde mecliste, her dönemde bir partinin içinde olmuşlar.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Türkiye’nin binlerce küçük köyünden sadece biridir Piran. Ancak, küçüklüğüne aldırış etmeden, genç Türkiye Cumhuriyeti’ne kafa tutmuştur. Piran Köyü, Bingöl’ün Ergani ilçesine bağlıdır. Tarih, 13 Şubat 1925’i göstermektedir. Şeyh Sait ve arkadaşları ya da yandaşları, sonuçları bugün bile hâlâ tartışma konusu olan isyanı başlatmışlardı, bu birkaç on hanelik küçük köyden. Başkaldırı, Piran’dan genç Cumhuriyet’in Genç ilçesine, Muş’a, Çapakçur’a, Elazığ ve Palu’ya kadar yayılmıştır.  Sonuçta, Başbuğ Mustafa Kemal’in emriyle ordu isyanı bastırmakla görevlendirilmiştir. Şeyh Sait ve arkadaşları yakalanmışlardır ; yargılama sonucu 46 kişi idama, diğerleri ise kürek ve değişik hapis cezalarına çarptırılmışlardır. DENGİR MİR’in dedesi Şeyh Sait ise, 29 Haziran 1925’te idam edilmiştir. Dün, muhtemelen DENGİR MİR MEHMET ve aşireti dedelerinin mezarı başında 83 yılı anmışlardır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ÇERÇEVE ÇİZİLMİŞ…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ŞEYH SAİT’in torunları ve aşireti ; AKP, RP, FAZİLET, AP, DYP, ANAP, ve hatta DEHAP’a bile temsilci yollamış. Bugün, en dikkat çeken siyasetçileri ise AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ile, DTP’nin yerine veya KÜRDİSTANA hazırlanan  Hak-Par Genel Başkanı Abdülmelik Fırat. Dengir Mir Mehmet Fırat, AKP’nin Kürt politikasına yön veren isim olarak biliniyor. Abdülmelik Fırat ise Kürt sorununun çözümüne yönelik fikirleri nedeniyle, “ Dedesi gibi o da isyan ediyor ” yorumlarının yapılmasına neden oluyor.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;DENGİR MİR; Aleyhinde yazı yazan muhalif köşe yazarlarını yani yerel basın dahil herkesi HEZEYAN içinde olmakla da suçluyor. Bu kişi; İDAM cezasının kaldırıldığı meclis görüşmeler sırasında  “TERÖRİST BAŞINI ASAMAYACAKSINIZ, BUNDAN ÖTE ASAMAYACAKSINIZ ! “ diyen kişidir. Bu kişi; “LOZANDAKİ AZINLIK MEFHUMU DEĞİŞMELİDİR !” demiştir. Bu kişi; PKK eylemlerini “TÜRK-KÜRT ÇATIŞMASI”, bu kişi, PKK Katillerine “SAVAŞÇI” diyen kişidir. İdamın kaldırılmasına onay veren milletvekillerinden birisidir. Bu kişi ; AKP GENEL BAŞKAN YARDIMCISIDIR.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Amerika’nın planlarının yürüdüğü bugünlerde, nasıl oluyorsa bizim Yargıtay Fetullah Hocanın cezasını ortadan kaldırdığı anda, GÜLEN’in Amerika'daki misafirliği ve stajı bittiği için sınırdışı kararı alındığı günlerde, DENGİR MİR, Amerika planının bir parçası olarak Fetullah GÜLEN’in geleceğini ve burada mutlu olacağını söylemektedir. Hocanın nasıl mutlu olacağını, bekleyip görecez ? Şeyhülislam mı yapılacak ? Halife mi yapılacak ? Peygamber olarak mı ilan edilecek ? Bilmiyoruz şimdilik. Bilen birileri varsa, onlarda Amerika ve  buradaki o’nun uşaklarıdır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bütün bunlar yetmemiş, DENGİR MİR,  ANIRMAKTAN ! bahsetmiştir. Allah selamet versin ! &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ATATÜRK ve Devrimlerinin eleştirilebileceğini düşünürdüm de, bu kadarını doğrusu beklemiyordum. DENGİR DİYOR Kİ ; &#34; Devrimler kötü demedim ama bir gecede tekke ve zaviyeler kapanmadı mı ? Şeyhülislamlık sona ermedi mi ? Yalan mı, yanlış mı ? Dünyanın her yerinde devrimler böyle yapılıyor. Türkiye’de de böyle yapıldı. Türkiye’de de bir travmaydı. Devrimler uzun bir içselleştirme sonunda oturdu. Bir gecede yaşanan her şey travmadır. Konuşanlar, eğer bunların (Devrim Kanunları’nın) tamamını okuduysa ben Meclis’in ortasında eşek gibi anıracağım. Lozan Anlaşması’nı kim tam anlamıyla okudu ve özünü kavrayabildi. Okumadan konuşuyoruz. Her zaman yapmaya çalıştığım, yabancılarla konuşurken Türkiye’yi anlamaları için tarihsel bir çerçeve çizmektir. Burada da yaptığım, bugüne nasıl gelindiğini anlatmak için tarihsel bir çerçeve çizmektir.&#34; ÇERÇEVE ÇİZMİŞ ? &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;&#38;lt; AKP’ye oy vermiş veya vermeyi düşünen vatandaşlarımızın özellikle okumasını ve bir daha düşünmelerini istiyorum.! &#38;gt;
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "ERGENEKON"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=35#post-41</link>
<pubDate>Çar, 11 Jun 2008 23:05:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>susurluk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">41@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;SUSURLUK&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ramazan NARİN&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;&#60;a href=&#34;mailto:xsusurlukx@hotmail.com&#34;&#62;xsusurlukx@hotmail.com&#60;/a&#62;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;                           ERGENEKON&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ULUSLAR ARASI BANDIRMA KUŞCENNETİ KÜLTÜR ve TURİZM FESTİVALİ ! Adının değiştirilmesi, bunun şölen veya şenlik olarak kutlanması gerektiğini, asıl amacının belirlenmesini ; KUŞ CENNETİ ise amaç, oranın organize edilmesini ve şölene o yörenin de katılmasını, yok BANDIRMA ise amaç, bu sefer Bandırma'nın meşhur unsurlarının ön planda tutulduğu bir tanıtımın yapılması gerekir. Dedik.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;*** &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Aklıma gelen ne biliyor musunuz ? Bandırma'nın meşhur edilecek sektörü bence BEYAZ ET. Festa Komitesine şimdiden siparişimdir. Gidin BANVİT’e, ŞEKER PİLİÇ’e, BOZLAR PİLİÇ’e, sponsor olsunlar. Ki seve seve olurlar. Hepsi de önce Bandırmalı, önce Bandırma Vergi Dairesine kayıtlı ve önce Bandırma'nın güzide ve saygın kurumlarıdır.  Önümüzdeki yıl, kuru gürültüye ödenecek milyarlar yerine, siyasi showlar yerine,  beyaz et yeme reyonları kurulmalıdır. Beyaz etin her türlü garnütürü pişirilmeli ve halkımız ve katılımcılar-misafirlerimiz  bir hafta BEYAZ ET yiyip, içmelilerdir. Şenliğimiz, beyaz et ziyafetine dönüşmelidir. Şölense, böyle bir şölen olsun ! BANVİT BASKETBOL Klübümüz de bir turnuva yapsın, gelsin BEŞİKTAŞ, gelsin EFES...Tarihini de değiştirelim, 17 Eylülü kapsasın mesela ve Bandırma'nın nasıl kurtulduğunu da öğretelim veya hatırlatalım herkese, kahramanlarımızı da tanıyalım bu arada…Bandırmanın kurtuluşuna katkı veren, kaç yiğidin ismini biliyoruz hepimiz  ? Festival süresince SON KURŞUN ANITINA gittik mi hiç ? &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Komite, önce Bandırmalılığını önüne koyarak, Eğitimcilerden destek alarak,  bunları pekala başarabilirler. Böylece, Bandırmanın da bir  ERGENEKON'u  olur, dışa açılırlar ve dünyayla bütünleşirler. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;***&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ERGENEKON deyince, İL KAĞAN, KAYI HAN, TOKUZ OĞUZ, BÖRTEÇİNE, BOZKURT gibi nitelendirme ve isimler aklımıza geleceğine, son zamanlarda hepimizin bildiği bir polis operasyonunun adı ve iddianamesi henüz yazılmamış bir yargılama aklımıza geliyor. El altından devleti yıkmaya çalıştığı iddia edilen, 50 den fazla tutuklusu bulunan bir guruba karşı düzenlenmiş bir operasyon...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;***&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;BANDIRMA, ERGENEKONUN İÇİNDE…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bandırma’dan, emekli bir astsubay olan, internet sitesi olan, yerel gazetelerde yazarlık yapan, en önemlisi, BANDIRMA ANAVATAN PARTİSİ (ANAP) İLÇE BAŞKANI olan Orhan TUNÇ’ta şu anda bu operasyon kapsamında tutuklu. Kendisini çok iyi tanımasam da, tanıdığım kadarıyla bir vatansever olduğundan ve milli hassasiyetleri olan bir arkadaşımız olduğundan şüphem yok. Adını burada anmışken, kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum, umarım suçsuz bulunur ve kurtulur. Benim kendisi ile bir problemim yok ve olamaz da.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;***&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Benim kafama takılan ; eğer bu operasyon kapsamında eskaza Bandırma MHP ilçe başkanı tutuklanmış olsa idi, yer yerinden oynardı. Yerel ve ulusal basın böyle bir malzeme yakalasaydı, bırakın ortalığı sarsmayı, valla deprem yaratırlardı. Ama ANAP... sanki korunuyor ?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;***&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ben, bir Türk Milliyetçisi olarak bu fikrin temsil edildiği tek siyasi yapı, MHP üyesiyim ve Türk Milliyetçiliği bayrağı nerdeyse, orda olmaya azami gayret gösteriyorum. Ama, yıllardır gerek dış güçler ve gerekse içerdeki işbirlikçilerin manüplasyonları ile milli hissiyata sahip pek çok insan, BAYRAK altında değil de ;  ANAP gibi, DYP gibi, SANCAK partilerinde görev yapıyorlar. O ve benzeri partilerde hatta AKP’de bile, sancaktar milliyetçiler var. Bu tercih bana göre yanlış olsa da, o arkadaşlarımızın şahsi tercihleri olduğundan saygı da duyuyorum, tabii...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;*** &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ama saygı duymadığım, kamuoyunu etkileme gücüne sahip medya gibi bütün erkler, söz konusu parti entel ise, dantel ise, liberal ise,entelektüel ise, Başkanı olanları bir suça karıştığında partisini söylemeyip, sadece adını yazıyor ve çiziyorlar.  Ama söz konusu olay MHP veya ÜLKÜ OCAKLARI ile ilişiği olan birinin başına geldiğinde ise ;  vurun ABALIYA…..&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;***&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ben bu kesime, aba dövenlere saygı duymuyorum. Sn. Orhan TUNÇ’ un adı operasyon kapsamında ulusal ve yerel basında, hep salt  isim olarak yazılmıştır. Bir Allahın kulu da çıkıp ; &#34; yahu bu adam Bandırma gibi bir ilçede, bir siyasi partinin ilçe başkanıdır.&#34; dememiştir. Haa, bunu yaparken Orhan TUNÇ’a mı  kıyak yapılmıştır ? Hayır…Kıyak yapmak istedikleri onun partisidir. Neden ? Çünkü ANAP bu memlekette yıllarca iktidar olmuştur ve bugünkü o medya veya medyatik erk dediğim kesimin pek çoğu da bu partiyle organik ilişki kurmuştur veya oy vermiştir. Bugünkü memnun veya şikayetçi olduğumuz AKP'nin dahi, çatısından tavanına, milli görüşçülerin çıkardığı gömlekleri giyip siyaset yapan ANAP'lılar veya DYP'ler hizmetlerini ? ajite ile sürdürmektedirler.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;***&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bandırma'daki yerel basın ve ulusal basın mensupları benim kafama takılan bu durum hakkında ; belki etkileyici ve tatmin edici ve benim yanlış kanaate kapıldığım noktasında bir açıklama getirirlerse, bunun bir paranoya olduğu noktasında kamuoyunu ikna ederlerse, amenna !  Bende yanlış düşünmüşüm diye özür dilerim. Özür dileyeceğimi, pek sanmıyorum. Çünkü ben, bu benzeri durumu maalesef 30 yıldır yaşıyorum. Bir suça karışan eğer ülkücü olsun, yer gök yıkılır, sanki bu suçu işlesin diye parti karar almış gibi. Ama bir paşka partili, veya bir liboş memleketi soymuş olsa da, kimse &#34;yahu bu adamın  partisi de şuydu&#34; demez. Garip değil mi ? Aslında SİYASET GARİP !
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "AKP SHOWU ve FESTİVAL BİTTİ !"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=34#post-40</link>
<pubDate>Sal, 10 Jun 2008 02:28:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>susurluk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">40@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;SUSURLUK&#60;br /&#62;
Ramazan NARİN&#60;br /&#62;
&#60;a href=&#34;mailto:xsusurlukx@hotmail.com&#34;&#62;xsusurlukx@hotmail.com&#60;/a&#62;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;         AKP SHOWU FESTİVAL.. ?    BİTTİ…!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Adı; ULUSLAR ARASI BANDIRMA KUŞCENNETİ KÜLTÜR ve TURİZM FESTİVALİ ! Gerçekten, bir FESTİVAL..! Ve 19.su  bitti. AKEPE’nin ak icraatıydı ve showuylada, bitti  tabii. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Öncelikle; bu festivali düzenleyen komitenin üyelerine soruyorum. “ Siz hiç KUŞCENNETİ’ ne gittiniz mi ? ”  Bu festivale katılan sanatçılara ve halka soruyorum “ “Siz hiç KUŞCENNETİ’ ne gittiniz mi ? ” “ Ve festivale katılarak eğlenen Bandırmalı hemşehrilerime soruyorum. “ ” “ Siz hiç KUŞ CENNETİ’ ne gittiniz mi ? ” ” ” FESTİVAL ne demektir ? Türk Kültüründe, İslam Kültüründe  FESTİVAL diye bir şey var mıdır ?  Bilir misiniz bunları ?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Keşke bir anketör kuruluşumuz bunu/ları bizzat festival esnasında araştırabilseydi. Benim şahsi kanaatim odur ki ; Komite üyeleri veya bazıları, katılımcılar veya bazıları, halkımızın büyük ve önemli bir çoğunluğu, KUŞ CENNETİ’ ne asla  GİTMEMİŞTİR. ??? PELİKAN ve diğerlerini görmemişlerdir. Festivalin ne demek olduğunu da, bilmiyorlardır… Bana sakın sormayın sen gittin mi diye, çünkü öğretmenken öğrencilerimi götürmek için birkaç kez gittiydim valla.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Peki neden bu festivalin adı KUŞ CENNETİ’ dir ? Yoksa, geçmişte burası, kitaplarda ve ansiklopedilerde Manyas Gölü ikameli olduğu ve Manyas İlçesi sınırlarında ve Manyas’a ait olduğu MANYAS KUŞCENNETİ sanılıyordu da, kamuoyunda buranın BANDIRMA’ ya ait olduğu fikri mi yayılmak isteniyor ? Eğer böyleyse, seve seve kabul ederim bu fikri. Lakin, fikre ait bir zikir göremedim ben. Festival boyunca, etkinlik yapılan alanları gözlemledim, bir tek kuş veya PELİKAN motifi görmedim mesela... Madem KUŞ CENNETİ vurgulanıyor, ordaki kuşların hiç olmazsa doldurulmuş maketlerinin festival etkinliklerinde göz önünde olmasını isterdim. BANDIRMA adını anımsatacak bir ürünün, sergilendiğini de görmedim mesela... Gören varsa söylesin !&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bu yıl SPONSORLARIMIZ çok para vermiş olmalı ki ;  İ. TATLISES dahil pek çok ünlü, bedeli ödenerek Festivale getirildi. Festivalin bütçesi, örtülüler hariç yakında açıklanır ama, benim gözlemdiğim kadarıyla, ciddi bir rakam söz konusu. Bu arada, hani bu ciddi paraların su gibi harcandığı ortamda, gerçekliğini tam belgeleyemediğim bir duyum aldım. KUŞ CENNETİ’nin devlet memuru olan ilgilileri, Bandırma Belediyesi ve Festival Komitesine başvurarak, KUŞ CENNETİ mevkiindeki ıslah çalışmaları ve oradaki kuşların daha sağlıklı barınmaları için, 10.000.00 YTL’ye ihtiyaçları olduğunu, bu paranın bağışlanmasını istemişler. Neticesinin olumsuz olduğunu ve bu paranın verilmediğini duyumsadım o kadar. Bu kadar aşırı gösterişli paranın harcandığı ortamda, adını kullandığınız kuşlarımıza  bu cimrilik yakışık almamıştır, benim kanaatim tabii. Haa, bu arada gerek Bandırma Belediyesi, gerekse festival komitesi adıyla geçmiş yıllarda KUŞ CENNETİNE bir yardım, bir hizmet yapılıp yapılmadığını bilmiyorum. Eğer varsa böyle bir yardım ve karşılıksız hizmet,  komite veya Belediyemiz açıklarsa sevinirim ve tebrik te ederim. Bu arada hepimiz biliyoruz ki, gösteriş ve İSRAF HARAMDIR !&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Festivalin adı ? Bence bu festival BANDIRMA adına yapılıyorsa, 17-Eylül'ü içine alan bir tarihte ve BANDIRMA ŞENLİĞİ olarak yapılmalı, yok eğer BANDIRMA ve KUŞ CENNETİ adı pekiştirilerek yapılıyorsa; TURİZM amacına uygun ve tanıtımı hedefleyerek, maddelerim gibi yapılmalı.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;1-     Festivalin açılışı da, kapanışı da KUŞ CENNETİ köyünde, hem de otağlar ve çadırlar kurularak yapılmalı, etkinlikleri de  BANDIRMA’ da olmalı.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;2-     Festival süresince Belediye araçları gerek katılımcıları, gerekse halkımızı bedava KUŞ CENNETİ Köyüne götürmeli ve o köyde de, Kuşların gözlemlendiği kulelerde de, bunun alt yapısı önceden organize edilmeli.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;3-     Başta Belediye ve Komite, Kuş Cennetini görmeli ordaki cins kuşları tanımalı, hatta sayıları ve özellikleri öğrenilmeli ve festival süresince başta konser ve etkinlik alanı meydanımız ve Barış Manço Kültür Merkezimizde bu bilgiler tanıtılmalı, paylaşılmalı. Sayıları azalan kuşlarımıza ve devletimizin yetemediği revizyonlara, maddi katkı sağlanmalı.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;FESTİVALİN önce adını değiştirecek bu ve benzeri önerilerimizi ve tekliflerimizi, 1994 27-MART Yerel seçimlerinde, benim Belediye Başkan Adayı olduğum seçimlerde dile getirmiştik. Ama, gelen yönetimlerce, MHP önerisi diye ? özellikle kale alınmadığını da, gördük. FESTİVAL kaldırılsın demiyorum, lakin her bakımdan revize edilsin diyorum. Amacına uygun gerçekleştirilsin yani.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Tercih meselesidir. Tertip Komitesi ve Belediye saygı duymasam da, siyaseten bizim dediğimizi yapmayabilir. Ama o zaman, Bandırmalıların içinden fikirler toplanıp, süzgeçten geçirilip pekala güzel bir şenlikte gerçekleştirilebilinir. Herkes, kendisine yakışanı yapacak. Solcu entelliğini, Liboş dantelliğini, gömlek değiştirenler de, gerçek yüzlerini ve takkiyeciliklerini göstereceklerdir elbet.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;FESTİVAL :&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;FESTİVAL, yerel bir topluluk tarafından belirlenmiş ve geleneksel hale getirilmiş belirli gün ve tarihlerde kutlanan, yapıldığı yörenin imgesi veya simgesi haline gelmiş etkinliklerin sergilendiği bir organizasyondur. Latince, FESTA kelimesinden gelir. 1200’lü yıllardan itibaren batı kültürüne girmiştir. Doyasıya yemeklerin yenildiği, çevrenin süslenildiği olgular olup, tamamen HRİSTİYAN Kültürünün simgesidir. Hristiyan Kültüründeki NOEL ve PASKALYA birer festivaldir. Bunun yanında, Katoliklerin, Ortodoksların ve Angelikan Mezheplerinin sayısız festival günleri de vardır. MISIR’da da FİRAVUN adına festivaller düzenlenir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;İSLAM dininde ve toplumlarında, TÜRK toplumlarında  FESTA,  FESTİVAL adıyla, kutlamalar yapılmaz. İslam Kültüründe festivallere benzeyen tek etkinlik vardır, o da BAYRAMLARDIR. Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı. Başkaca da bir etkinlik, yoktur.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Avrupa Kültürüne aşık, kendisini küçük, kendisini zavallı, kendisini aşağılık gören yozlaşmış beyinlerin yönetiminde, ülkemizde de bu HRİSTİYAN geleneği başka ad ve namlarla, kutlanır olmuştur. Yörelerin ürünlerinin tanıtıldığı sadece ekonomik kazanç ve tanıtım sağlaması amacıyla ticari amaçlarla başlatılan bu gelenekler (aslında gelenek te demememiz lazım, çünkü Türk Kültüründe böylesi gelenekler yoktur) FESTİVAL adıyla, KAVUN FESTİVALİ, KİRAZ FESTİVALİ adıyla kullanılmaktadır. Bazı yörelerimizde yerel yöneticilerin milli hassasiyetlerden dolayı, bu etkinlere ŞENLİK adı verilmiştir. Bizim çocukluğumuzda da, PANAYIRLAR vardı.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Sunduklarımıza göre; önce bu etkinliğin adı düzeltilmelidir. Adında BANDIRMA varsa, BANDIRMA imge ve simgeleri, adında KUŞ CENNETİ varsa bu cennetin imge ve simgeleri etkinliğin ana amacı olmalıdır. Olmamıştır ve bu gidişle olmayacak gibi gözükmektedir. Taa ki; sözlerine NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE ! diye başlayan yöneticiler gelene kadar…&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;AKEPE SHOWU ? Her yıl olduğu gibi, bu senede AKP, SİYASİ PARTİLER YASASINI ihlal ederek, eğlenmek için toplanmış halkı, kendi parti mitinglerine gelen halk zannederek siyasi propagandalarını yapmışlardır. Bazı basın yayın organları da, sponsorların ne karşılığı verdikleri belli olmayan milyarların, su gibi harcandığı eğlenceler için BELEDİYE ve KOMİTEYE övgü, tşk, yalakalık sırasına geçmiş ve bunlara sahte cenneti göstermiş olabilirler. Benim, “ vay beee güzel eğlendirdiniz bu halkı… zamları, şehitleri, ülkedeki satışları unutturdunuz, bravo size ! ” deme gibi bir niyetim yok tabii. Geçen yıl, platformdaki sanatçıların arkasında AKP parti bayrakları dalgalandırılıyordu, bu da yasalarımıza göre suçtu ? Bu yıl da AKP Milletvekili Sn. Cemal ÖZTAYLAN, İ.TATLISESİ dinlemek için toplanan halkı AKP seçmeni sanarak ?, partisinin kapatılacağına ve kendisinin siyasi yasaklı konumuna düşeceğine, milletvekilliğinin sona ereceğine öylesine inanmış olmalı ki !, ÖLÜM VAR, ZULÜM VAR ! mesajını seslendirerek halktan HELALLİK! İstedi. Bu da bir suçtur ! Yasaları uygulayanlar bunu gördüler mi bilmem. Veya ben yanılıyorumdur. Ama sayın vekil keşke, kaymakamdan izin alarak bir miting tertip edip orada ÖLÜMDEN-ZULUMDEN ve helallikten bahsetseydi keşke. Yoksa İbrahim TATLISES konserine gelmiş, müzikseverlerden aldığı hellallik gerçeği yansıtmamıştır bence. Sayın vekil, o kalabalığa bakıp, kendisini dev aynasında falan gördüyse, ona da üzülürüm tabi.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Güle güle Cemal ÖZTAYLAN, veya aramıza hoş geldin ! Ama HELALLİK müesesesi de, burada yanlış kullanıldı sanki. Savaşa mı gidiliyordu veya, idama mı ? Yoksa geri dönüşü olmayan bir yola mı çıkılıyordu ? anlaşılamadı.  Muhtemelen Sn. Cemal ÖZTAYLAN, basiretli olduğundan  bu görevinin son olduğunu, bir daha meclisi göremeyeceğini anlamış galiba. Bu da bir erdemdir tabii. Ama ZULÜM diye helallik istemeyi, biryerlere mesaj gönderilmesini ben anlamadım doğrusu ? Koskoca % 47 oy almış, heryerde çoğunluk bir partiye ve mensuplarına kim ZULÜM yapabilir ki ? Bu arada  ben Cemal’e oy atmadığım için, hakkımı helal etmem gerekmiyor. Çünkü bir hakkım geçmemiştir kendisine. Ama oy atanların veya TALISES sevenlerin helal etmesi, güzel bir enstantane oluşturdu o gece. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Tam bir FESTİVAL’ di yani gördüklerimiz…!
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "TÜRBAN İBADET MİDİR?"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=33#post-39</link>
<pubDate>Paz, 08 Jun 2008 09:41:41 +0000</pubDate>
<dc:creator>susurluk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">39@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;SUSURLUK&#60;br /&#62;
Ramazan NARİN&#60;br /&#62;
&#60;a href=&#34;mailto:xsusurlukx@hotmail.com&#34;&#62;xsusurlukx@hotmail.com&#60;/a&#62;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;                    TÜRBAN, İBADET MİDİR..?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bu sorunun cevabını hep aramışımdır ama, yetkin bir ağızdan İBADET olduğuna dair bir imayı hiç görmedim, ne yalan. Ama, TÜRBAN’ın toplumumuzda sosyolojik olarak bir gerçeklik olduğunu biliyorum sadece.  TÜRBAN, % 2’nin meselesiymiş. Valla bunu da ben demedim, AKP kurmayları din hakkında ahkam kesenler öyle diyor ya ! Denilenler hakkında bir fikir eksersizi veya beyin fırtınası yapalım öyleyse.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Lafa geldi mi hepimiz kullanıyoruz tabii, Türkiye nüfusunun % 99’u Müslüman. Bunun yarısı hanım ve bayan olsa,  % 49,5. Bunun da 1/3’ü ergen ve yetişkin olsa, bu da % 16,5 yapıyor. Yani 70 milyon nüfusun, % 16,5’u = 4 milyon ikiyüzelli bin. Eğer, Türkiye nüfusunun % 99’u müslümansa, bunun 4-5 milyonu yetişkin bayansa ve türban bir ibadetse, bu sorunun kapsadığı yüzdelik % 16,5 olması lazım. Eh bunların ailelerini de katarsak bu sorun, % 70’in sorunu olması lazım.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ama birileri bizimle geyik mi geçiyor, kafa mı buluyor yoksa başka hesaplarını gizlemek için bizi aptal yerine mi koyuyorlar, bilemem ? Bazıları, TÜRBAN SORUNU % 2’nin sorunudur ve hallediversek n’olcak ?  Şeklinde konuşuyorlar. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ve güya hallettiler de..? YÖK yasasını değiştirmeden, yürürlükteki yasalarda değişiklik yapmadan, ANAYASAL değişikliği yaparak, YÖK BAŞKANINI kendi adamlarından atayarak, bunu aştıklarını düşündüler. Veya millete öyle düşündürttüler. Düşündürttüler çünkü, bu anayasal değişikliğin Anayasa Mahkemesinden geçmeyeceğini, pekala biliyorlardı. Ve geçmedi.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Şimdi. Şimdi tam istedikleri ortama (KAOS ORTAMI) giriyoruz. Partileri kapanacak, seçime gidecekler, gene yollara düşecekler ve halkın karşısına çıkıp, biz yaptık ama gördünüz HUKUK engelledi diye ağlayacaklar, gene milletin dini duygularını sömürecekler ve planın 3. bölümünü uygulayacaklar. Nedir 3. bölüm ? ERK dedikleri, kuvvetler dedikleri unsurları ortadan kaldırmak. Yani, Danıştay’ın, Yargıtay’ın, Anayasa Mahkemesinin hatta Genel Kurmay Başkanlığı'nın ve Ordunun yetkilerini, görev alanlarını daraltmak, istedikleri adamı getirip orada üye ve başkan yapmak vs.vs. Senaryo bu.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Cumhurbaşkanlığı seçiminde kendilerini mağdur gösterip, %47’ye ulaştıklarını onlar da biliyor. Şimdi, %50’yi geçen bir derece zorlanacak ve planın 4. bölümünde artık ılımlı İslam mı derler, İslam Cumhuriyeti mi derler, bir devrim kansız gerçekleştirilecek. Ah bee ERBAKAN Hocam sen bugünleri biliyordun da ondan diyordun demek? KANLI MI OLACAK ? KANSIZ MI OLACAK ? Ama tebrikler, talebeleriniz müthiş hızlı ve akıllı !&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;TÜRBAN konusunda geçmişe dönük bir araştırma yaptım. Ne Osmanlı döneminde, ne de Cumhuriyetin ilk 70 yılında, TÜRBAN diye adlandırılan bir sorun yok. Ama bilebildiğim kadarı ile, hem Osmanlı hem de Türkiye ;  dünde, bugünde, yarında hep Müslüman. Yani Müslümanlık yeni bir inanış, İslam yeni bir din değil. 1400 yıllık bir İSLAM geçmişi, 1000 yıllık bir Türk Müslümanlığı var. Cumhuriyeti kurarken de müslümanmışız, bugün de müslümanız yani. Hatta BAŞBUĞ GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ün Japonyadaki bir camiyi, kendi cebinden verdiği bir parayla yaptıracak kadar MÜSLÜMANMIŞIZ. Neden söylüyoruz bunu ? Bu Cumhuriyetin kurucusu BAŞBUĞ ATATÜRK’te ondan. Müslümanlık cayamayacağımız bir inanışımız da ondan. Haaaa sonradan gelen siyasilerin emperyalist öğretilere teslim olması yüzünden, bu ve benzeri binlerce hadise tarihten ve bu milletten gizlenmiş ve YALAN SÖYLEYEN TARİH nedense utanmamış, yalancı düzenbaz tarihçiler ise, nedense hiç arlanmamışlar tabii.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;BAŞÖRTÜSÜ ;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bugünlere, yani AKP iktidara gelene kadar başını örtmek isteyen örtüyordu. Ne başörtülülerin bir şikayeti vardı, ne de onlardan kimsenin. Zaten onlar yani başı örtülüler evlerinden, köylerinden pek dışarı çıkmayı da düşünmüyorlardı. Başlarındaki örtüden ne utanacakları, ne de gurur duyacakları bir ortamın içine girip, var olduklarını kanıtlama dertleri vardı. Ego derdine düşmemişlerdi. Onların tek amacı mütevazi hayatlarını kimsenin gözüne sokmadan sürdürmekti. Ne birileri tarafından tanınmak, ne şöhret olmak, ne makam ne mal ne mülktü dertleri. Okumak isteyenleri de anası gibi baş örtüsü takmayıp giderdi paşa paşa, kimseye sorun çıkarmadan okuluna. Onlara ne anaları sordu &#34; Kızım niye başını örtmeden okula gidiyorsun ? &#34; diye, ne de onlar bunun için ailelerinden izin aldı. Tam tersine aileleri gözlerinin içine baktı &#34; okusun kızlarımız, bizim gibi olmasın, elleri ekmek tutsun &#34; diye. Akıllarına bile gelmedi, baş örtüsü ayrıntısı. İstisnalar hariç tabii. Hani şu % 2 lik kesim yani. O istisnalar NE YAPTILAR ? bugünkü ortamda filizlenip, zehirli sarmaşık gibi ortalığı sardılar. Sorun % 2'nin deyip, % 47 yi dayadılar ardına.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;BAŞ ÖRTÜSÜ, yeni adı TÜRBAN... Bu duruma gelmeden, yani SORUN olarak algılanmadan önce ;  ama inançları ama gelenekleri gereği takanların bütün uğraşları ailelerinin selametiydi, gizliden yaptıkları ibadetleriydi, dertleri ise; geçim ve bağları bahçeleri, hamur tekneleri, otlaktaki hayvanlarıydı. Şehirde yaşıyordu iseler eğer; çalıştığı temizlik işinden ya da fabrikasından çıkarılmadan emekli olabileceği günleri sayarak geçirmek, fırsatını bulduğunda Allah'a şükretmek, biraz daha refah bulmak için avuçlarını  açıp Allah’a dua etmekti. Kimisi; Yemeğini yaparken içine saç kılı dökülmesin veya ağaran saçlarını saklasın veya iş yaparken saçları gözüne düşmesin, bazen de şekil veremediği saçlarını gizlesin, yazın terlemekten, kışın üşümekten korusun  başını diye takınıyordu. Bunları yaparken de, o örtüyle bütünleşiyorlardı. Bunların hepsi, kanıksanmayacak, yadırganmayacak asla ve kat’ta eleştirilmeyecek şeylerdi. Ve kimse de densizlik yapıp, eleştirmezdi, eleştirmedi.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Şimdi türban denilen tuhaf şeyin, kavun gibi kabartmasıyla sağladığı görüntünün bu baş örtüsüyle bir alakası var mı yok mu ? Bunun, hepimizce sorgulanması lazım. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Benim anladığım ve bildiğim baş örtüsünü, belirttiğim nedenlerden samimiyetle takanlarımıza benziyor mu bu günbe gün çoğalan TÜRBANLI insanlar ? Hayır. Bu hatunlar, her halleriyle buram buram gösteriş kokuyorlar. Saçları dalga dalga uçuşan kadınlardan bile, daha çok dikkat çekiyorlar.  Adeta ; &#34;Bakın bize, bize bakın !&#34; diye bas bas bağırıyorlar adeta. Biz bu örtüyü, kafamızda kavun bitmiş gibi takarız, herkesi kendimize baktırırız, evelallah her yere de her ortama da gireriz, hakkımızı (hangi hak arayışıdır bu, bunu da bir türlü anlamak mümkün değildir tabii) söke söke alırız. Her mesleğe dalar, o alanlarda da bildiğimizi okur ve okuturuz !&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;TÜRBANLILAR ADETA ; Herkes bizi konuşmalı, bütün dünya bizi konuşmalı, ancak o şekilde tatmin oluruz. Biz varlığımızı dayatırız. Biz varız, biz dikkat çekmek istiyoruz. Bize bakın, bizimle ilgilenin ! Bizimle ilgilenin çünkü biz ilgiye çok muhtacız. Birileri bizi gündeme getirmez, bizi görmezse kafayı yeriz. Her gazete bizi yazmalı, her televizyon bizi göstermeli.  Bizim egolarımız bu derece tatmine muhtaç. İlgi, bizim yaşam kaynağımız ve amacımız. Baksanıza kafalarımız koskoca kafa, hala bizi nasıl göremezsiniz ? Görün diye ne numaralar yapıyoruz. Altına bazen daracık etekler, pantolonlar bile giyiyoruz. Sevgililerimizle orda burda, iştah kabartan, öpüşme görüntüleri bile sergiliyoruz. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yaban otları gibi, her yerde bitiyoruz. Her ortama giriyoruz. Hiç birşeyden eksik kalmıyoruz. Eksik kaldığımız birşey varsa o da... aklımız, mantığımız,vicdanımız diyeceğimizi sandınız di mi ? Yanıldınız !  Orada da yanıldınız. Biz akıllıyız, dünyayı meşgul ediyoruz; biz mantıklıyız, modaya da uyuyoruz, biz vicdanlıyız; fakire fukaraya da arada yardım ediyoruz, onları örgütlüyoruz, dilenciliği benimsemelerine, el avuç açarak yoldan geçenlerden Allah rızası için para isteyerek, geçinmelerine yardımcı oluyoruz. Gene geçinemiyoruz derlerse, yarım ton kömürü kapısına, iki paket makarnasını mutfağına kadar götürüyoruz. Ve bunları yaparken, vali bile, kaymakam bile kamyonumuzda gezebiliyor. Parti kongrelerimizde bile herkese türban hediye ediyoruz ve ne şekilde takacaklarını dahi gösteriyoruz. Biz çağdaşız, serbest piyasa ekonomisine ayak uyduruyoruz ve bu alanda büyük başarılar elde ediyoruz. Biz batılı, batıcı, AB'ci  müslümanlarız, papaz da bizden  dinler arasında dialog bile kurabiliyoruz. (Oysa ki müslümanlıkla kurdukları, sadece monolog). &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bizim erkeklerimiz de yarın sarıklarıyla cübbeleriyle, şalvarlarıyla saracak dört bir tarafı ve sarıyor işte. Buna az kaldı. DURMAK YOK YOLA DEVAM ! Yolu biz açıyoruz, biz önden giden kahramanlarız. Kadınız ya biz, daha naif olduğumuz için ortamlara kavgasız döğüşsüz sızabiliyoruz. Üstümüzü arayamazsınız. Hele bi dokunun ! TACİZ denen bişey var, bir bağırdık mı soluğu hapishanede alırsınız. Hatta bazı ortamlara  kavgayı, sorunu biz ekiyoruz da, inanan erkekler de yanımızda ve çaktırmadan içinden de sıyrılıyoruz. Sonra da masum ve mağdur ifademizle kendimize acındırıyoruz. Gücü aldık mı da mağrurlaşıyoruz.  Bize acıyanlar varolduğu gibi sırtımızdan, asla doymak bilmeyecek ego kompleksimizden beslenen içeride ve dışarıda birileri de olabilir tabii,   var ki bu işbirlikçilerimizin ekmeğine yağ sürdüğümüzü de biliyoruz. Bu yurdu karanlığa sürüklediğimizi de biliyoruz. Ama, sular bulanmadan durulmaz ! Kararacak ki ortalık, ampule ihtiyaç duyulacak. Sonuçta bir iş başarıyoruz. Neyi başarırsak başaralım, sonuçta başarmış olmanın tatmini bize yetecektir. Aç benliğimiz biraz olsun doyuracak ya, biz buna bakarız! Biz farkedildiğimize bakarız !&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Haaa, yarın kadın ikinci sınıf olacakmış ? Miras almayacakmışız ? Beşimiz biyerde ancak bir erkek kadar şahit sayılacakmışız ? Zinayı serbest eden yasayı biz çıkarmadık mı ? Offf yaaa, her yer karanlık ve haremlik - selamlık olacakmış ? Ne gam…  Yahu size ne? Bize ne ?&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Arkamızda milli irade var. Milli vicdan var. Hukuk mu ? Bırak, o da olmayıversin arkamızda. Ama hukuktan üstün ve güzel Nazlı ILICAK ablamız var. Hem de başı açıkların içinde bizi savunan. Valla delikanlı kadındır. Ne dedi ANAYASA MAHKEMESİ kararı için ; “ KARAR, MİLLİ İRADEYE KARŞI ÇIKMAK DEMEKTİR ”  Madem, türban suç, milli iradeye karşı çıkmakta suçtur. Hele hele, milli iradenin temsil edildiği Türkiye Büyük Millet Meclisinde alınan kararlara, çıkarılan yasalara da karşı çıkmak suçtur. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Anayasa Mahkemesinin, TBMM'nin TÜRBANLA ilgili yaptığı anayasal değişiklik hakkında keenlemyekün yani yok hükmünde diyerek iptal kararı vermesinden sonra, gerekçeli kararı okuyuncaya kadar ben de bir şey yazmayacaktım, lakin dayanamadım. Neye dayanamadım ?  Cumhuriyeti yıkmaya çalışanların cüretkarlıklarına, meydan okumalarına dayanamadım.  Bugün, işin latifesiyle haftabaşı gündemimizi yaptık. BAŞÖRTÜLÜ anamdan,bacımdan, HAN yaptığımız ve bildiğimiz bütün HAN-IMLARDAN bu konuyu, şekil olarak ŞEKLEN değil, esastan da düşünmelerini diliyorum. Birilerinin de bu meseleyi SORUN olarak dikte etmekten, TÜRBAN İBADETTİR ve YASAKLANAMAZ ! diye kandırmalarından vazgeçip, oy aracı vaaz aracı olarak kullanmasından vazgeçmesini diliyorum. Yarın, eğer olursa Yarın…bu konulara devam edecem tabii.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "DIŞ SERMAYE ve KAYIRMACILIK !"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=32#post-38</link>
<pubDate>Sal, 03 Jun 2008 23:26:35 +0000</pubDate>
<dc:creator>susurluk</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">38@http://forum.ilkhabergazetesi.com/</guid>
<description>&#60;p&#62;SUSURLUK&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Ramazan NARİN&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;&#60;a href=&#34;mailto:xsusurlukx@hotmail.com&#34;&#62;xsusurlukx@hotmail.com&#60;/a&#62;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;         DIŞ SERMAYE ve KAYIRMACILIK..!&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;' Ey iman edenler ! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır. Şüphesiz ki Allah zâlimler gürûhunu hidayete erdirmez.' (Mâide Suresi: 51) &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ILIMLI İSLAMCILAR ve AKP ' CİLER ve Sn. Başbakanımız, kapatılma davasıyla karşı karşıya kalınca ; ECNEBİLERİ, HRİSTİYANLARI,YAHUDİLERİ fark etmez bütün farklı dindeki devletleri kişi ve kurumları kendi yanlarına çekmek, Anayasa Mahkemesi' nin kararını etkilemek için her yolu deniyorlar. Daha dün gibi ; Avrupa Parlamentosundan kınama ve imza toplayan AKP’nin Avrupa parlamenterlerini unutmadık, 6 yıldır da yabancı sermayenin nerelere kadar girdiğini, hergün ibretle izliyoruz. Yabancı ortağı olmayan ciddi Türk şirketi kalmadı gibi. ÇALIK gurubu bile, SABAH-ATV ihalesini alırken arap ortak, kamu bankalarımızdan da  akıl almaz kredileri kullanmıştı. KOÇ ve SABANCI gibi Türk şirketi olarak bildiğimiz şirketler bile, Türkiye’de rahat iş yapabilmek, Avrupa’ya ihracat yapabilmek uğruna, yabancı ortaklar aldılar.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Globalleşmek bu olsa gerek ! Ama; laf dine, laf imana geldi mi mangalda kül bırakmayanların ecnebilerle bu kadar içli dışlı olup, İngilizle-Fransızla-Amerikalıyla ortak olup 3 gündür sunduğum ve yüzlercesini sunamadığım ihaleleri, arsalarımızı, fabrikalarımızı, topraklarımızı almalarını anlamak mümkün değil. Hele, bu şirketlerin AKP ile içli-dışlı olmalarını, halk arasındaki dindarlık anlayışıyla bağdaştıramıyorum.Benim, İslam konusunda da ahkam kesmek haddime değil. Sadece dindar bir arkadaşımın hatırlattığı MAİDE SURESİ-51 ile, işbu özelleşmeleri yan yana koyunuz diyorum. Eğer, sığdırabiliyorsanız, diyebileceğim bir şey yok. &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;NE OLACAK BU MEMLEKETİN HALİ ? Diye sormamıza neden olan olayların, diğer bir yüzünde de kayırmacılık ve torpil yatıyor. Torpilli olduklarından, kayırıldıklarından, YEŞİL KARTLI veya DÜN KURULAN şirketlere ihalesiz ihale verilmesi gibi. AKP’nin etkili ve yetkilileri, TORPİL müesesesini, maşallah çok iyi kullanıyorlar yaa… Adam kayırmacılığın ve torpili araştırırken, BAŞBUĞ ATATÜRK’ün bir torpilini, ve torpili nasıl yaptığını buldum ! &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;TORPİL  NASIL  YAPILIR ? &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yıl 1934. O dönemde Milli Eğitim Bakanlığı binası  Ulus'ta dır. Bakanı ise, Niğdeli Abidin ÖZMEN' dir. Bakan, makamında  çalışmakta olduğu bir sırada, kapı çalınır ve Bakan ;  &#34; Giriniz ! &#34; der. Makama giren  BAŞBUĞ ATATÜRK' ün Yaverlerinden biridir ve yanında iki çocuk ve elinde bir zarf vardır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bakan, konuklarına yer gösterir ve yaverin getirdiği zarfı alır.  ATATÜRK' ten gelen bir mektuptur bu. Zarfın üzerinde “ Bay Abidin OZMEN, Milli Eğitim Bakanı...” yazmaktadır. Bakan Abidin OZMEN, zarfı özenle açar ve mektubu  dikkatle okur. İçinde, “ Yaver Bey' le, size iki fakir ve kimsesiz çocuk  gönderiyorum. Bu  çocukları,  uygun göreceğiniz, bir liseye (parasız yatılı  olarak)  kaydını yaptırın...”   diye yazmaktadır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Bu, BAŞBUĞ ATATÜRK' ün bir ricası değil, emridir. Ve elbette ve kesinlikle yerine  getirilecektir. Bakan, hemen ve  Orta Öğretim Genel Müdürü' nü çağırtır ve  şu direktifi verir. “ Yaver Bey'in yanındaki bu iki çocuğun  evrakını alınız ve bu çocukların  Haydarpaşa Lisesi' ne PARALI ?  yatılı olarak kaydını yaptırıp her ikisi için  de üçer yıllık PARALI YATILI makbuzlarının  Veli ve ödeyen hanesine ATATÜRK' ün ismini yazdırarak bana geri getiriniz. “  der. Genel Müdür de derhal Bakanının emri yerine getirir. Bakan da bu arada, kısa bir mektup yazarak odasında beklettiği Yaver Bey'e verir ve ATATÜRK' e yollar.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Mektubun içeriği şöyledir ;  “ Muhterem ATATÜRK, Yaver bey'le göndermiş  olduğunuz iki çocuk hakkında emirlerinizi aldım. Ancak, arkasında Türkiye  Cumhuriyeti'nin kurucusu ve Cumhurbaşkanı ATATURK gibi biri bulunduğu için;  bu iki çocuğu fakir ve kimsesiz olarak kabul etmeme, hem yasalarımız, hem de  mantığımız izin vermedi. Bu nedenle, her iki çocuğun da emirleriniz  gereği Haydarpaşa Lisesi'ne PARALI YATILI olarak kayıtlarını  yaptırdım. Çocukların üçer yıllık okul taksitlerine ait makbuzları da,  ekte takdim ediyorum... “  &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;ATATÜRK, geriye dönen yaverinden aldığı bu mektup üzerine, devrin Başbakanı  İsmet İnönü'ye telefon ederek ;   “ Bak Senin Milli Eğitim Bakanın bana ne yaptı ? “  diyerek olayı anlatmış.  İnönü, Bakan'ı adına özür dilemiş. ATATÜRK ;  “ Yok ! “  demiş “ özür dileme. Çok memnun  oldum. Keşke her devlet  adamı, bu medeni cesarete sahip olabilse ve doğruyu  gösterebilse…” .&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;BAŞBUĞ ATATÜRK…İşte böyle bir torpilmıştır ! Veya torpil ? yaptığı kimsesiz çocuklar, arkasında ATATÜRK olduğu için kimsesiz sayılmamışlardır.  Adamcıklara, adamın adamcıklarına, ihale ve makam verdiklerinin ne kadar Fetullahçı veya ne kadar AKP’li veya ne kadar AKP görevlisi diye bakanlara, ihaleleri ihalesiz verenlere ithaf ediyorum. Umarım bu devletin kimler tarafından kurulduğunu ve nasıl yürütüldüğünü, nasıl adamların, nasıl DEVLET ADAMI VASFINA sahip olduklarını görürler de, belki kıssadan bir hisse çıkarırlar.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Söylediklerinize dikkat edin; Düşüncelere dönüşür...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür... &#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür...&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Kaderinize dikkat edin; tarihinize dönüşür…&#60;br /&#62;
&#34; Yazdıklarımın tarihte  keenlemyekün olmasını  dilerken ; ALLAH İLE MİLLETİ ALDATANLAR,  ECNEBİ SERMAYE İŞBİRLİKÇİLERİ, YEŞİL KARTLI HATUN KİŞİLERE İHALESİZ-İHALE VERENLER, YAHUDİ ve HRİSTİYANLARI DOST EDİNENLERDEN DOLAYI... YÜCE TÜRK MİLLETİNİ ,  HELAK EYLEME ALLAHIM ! &#34;
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>susurluk konu: "N'OLCAK BU MEMLEKETİN HALİ ?"</title>
<link>http://forum.ilkhabergazetesi.com/topic.php?id=31#post-37</link>
