ust4.jpg

Uluslararası Adalet Divanı’nın Kararı: Sırbistan Soykırım Suçu İşlemedi « ilkhaber forum

ilkhaber forum » Gündem

Uluslararası Adalet Divanı’nın Kararı: Sırbistan Soykırım Suçu İşlemedi

(1 post)
  • 1 yıl önce poseidon tarafından başlatıldı

  1. poseidon
    Üye

    Uluslararası Adalet Divanı’nın Kararı: Sırbistan Soykırım Suçu İşlemedi

    Mirzet Mujezinovic
    Dün (26.02.2007) Uluslararası Adalet Divanı (ICJ), Bosna Hersek’in 14 yıl önce Yugoslavya Federal Cumhuriyeti (Sırbistan ve Karadağ)’ne karşı açtığı davanın kararını açıklamıştır. Kararın özetinde; Sırbistan’ın Bosna Hersek’te soykırım işlemediği, soykırımın işlenmesinde yardım etmediği ve soykırımı desteklemediği vurgulanmaktadır. Diğer taraftan ICJ, Srebrenica katliamın bir soykırım olduğunu kabul etmiştir. Ayrıca Sırbistan, soykırımı engellemediği ve soykırım suçundan aranan kişileri yakalamadığı için suçlu bulundu. Sonuç olarak, Sırbistan’ın gerçekleştirilen soykırım suçundan sorumlu tutulamaz ve daha da önemlisi Sırbistan’ın, Bosna Hersek savaşında bir taraf olmadığına karar vermiştir.

    Bosna Hersek avukat ekibinin hangi kanıtları sunduğu bilinmez ama gerek Sırbistan-Bosna Hersek, gerekse Sırbistan-Hırvatistan savaşları döneminde, Sırbistan’ın lideri olan Miloşeviç’in kendisi savaş suçlarından (Kosova ve Bosna Hersek’teki katliamlar nedeniyle) yargılandığını hatırlarsak, Sırbistan’ın Bosna Hersek savaşında bir taraf olmadığı yönündeki kararı anlamak mümkün değildir. Bosna Hersek savaşını sona erdiren Dayton Barış Anlaşması’nın altında bile Miloşeviç’in (ve dolayısıyla Sırbistan’ın) imzası vardır. Taraf olmadığı bir savaşın barış anlaşmasını Sırbistan’ın imzalanması Sırbistan’ın bu savaşta en etkili taraf olduğunu veya en azından Bosnalı Sırp askeri ve sivil yetkililer üzerinde büyük etkisi olduğunu göstermektedir. Ayrıca, savaş boyunca Sırbistan’dan Bosnalı Sırplara kamyonlarla silah ve petrol yardımı yapıldığına dair UNPROFOR’un ve bağımsız gazetecilerin tutanak ve raporları, Sırbistan’ın savaştaki rolünü kanıtlanmasında yetersiz kalmıştır. Sırbistan Özel Güçleri (Scorpions) tarafından infaz edilen Srebrenica gençlerinin görüntüleri de sabit kanıt olarak kabul edilmemiştir. Çünkü “Sırbistan yetkilileri, bu güçlerin Sırbistan’ın resmi güvenlik kurumlarına bağlı olmadıklarını açıklamışlardır”.

    ICY kararına göre Srebrenica’da bir soykırım gerçekleşmiştir. Ancak Sırbistan bundan sorumlu değildir. Görüldüğü gibi, Srebrenica’yı işgal eden güçlerin başında savaş suçu zanlısı Ratko Mladiç’in bulunması ve Mladiç’in 2005 yılına kadar Sırbistan Savunma Bakanlığı’ndan emekli maaşını alması da dikkate alınacak bir kanıt olmamıştır. Diğer taraftan, Bosna Hersek savaşı boyunca sürmekte olan “etnik temizlik” ve diğer insanlığa karşı suçlarını durdurulması için arabuluculuk (gerek Avrupalı gerekse Amerikalı) yapanlar, Bosnalı Sırplarla değil, direkt Miloşeviç ile görüşme yapmışlardır.

    Bir karara göre Sırbistan, Srebrenica Soykırımı’nı engellemediği için suçlu bulunmuştur. Uluslararası toplumun ve dünya düzeninin en üst mahkemesi olan ICY’nin politik bir karar verdiği, bu kararla birlikte ortaya çıkmaktadır. Çünkü Srebrenica Soykırımı’nın engellenmesinden sadece Sırbistan değil, Birleşmiş Milletlerin 1948 tarihli “Soykırımı Engellenme Konvansiyonu”nu imzalayan tüm dünya ülkeleri sorumludur. Diğer taraftan Sırbistan’ın savaş suçu zanlılarını yakalamaması suçlaması, Sırbistan’ın savaş zamanındaki (yani Miloşeviç’in) Bosna Hersek politikasında hiçbir değişiklik olmadığını göstermektedir.

    Sonuç olarak, Sırbistan’ın suçu ispat edilememiştir. Ancak Srebrenica’da bir soykırımın gerçekleştirildiği dünya tarihine geçmiştir. Srebrenica Soykırımı suçu artık Bosnalı Sırp yetkililerin omuzlarında bulunmaktadır. Burada çıkarılması gereken sonuç; soykırım sonuçlarının ortadan kaldırılmasıdır. Bu da, Dayton Barış Anlaşması ile bir zamanlar cumhuriyet olan Bosna Hersek’e dayatılan siyası-idari düzenin yanı sıra, coğrafi bölünmüşlüğünün geçersiz sayılmasıdır. Soykırımın sonuçları, Bosna Hersek’in kurumlarında, toplum, ekonomi ve kültüründe açıkça görülmektedir. Bosna Hersek etnik gettolara bölünmüştür. Bu nedenle olumsuz olsa da ICY’nin kararının bir kısmı, Dayton Barış Anlaşması’nı geçersiz kılmaktadır. Çünkü soykırımı işleyen Bosnalı Sırplar, bu anlaşmayla Bosna Hersek’in yarısını kazanmışlardır. Sonuçta, soykırım suçu işleyen bir toplum ödüllendirilemez. Bu nedenle, savaşın getirdiği düzenin varlığını ortadan kaldırılması için bu karar itici bir güce sahiptir. Ancak dünya tarihine Bosna Hersek savaşının bir iç savaş olarak girmesi, Sırbistan’ın bir başka zaferidir.

    Bu kararla birlikte, Bosnalı Boşnak ve Hırvatlar uluslararası toplum tarafından, 1990’lı yıllarda birçok defa olduğu gibi bir kez daha ihanete uğramışlardır. Ayrıca, Hırvatistan’ın da 1999 yılında Sırbistan ve Karadağ’a karşı açtığı aynı davanın sonucu belli olmuştur. Çünkü, Bosna Hersek’teki katliamlarda, Hırvatistan’da yapılanlardan daha çok insan hayatını kaybetmiştir. Sırbistan’ın suçlu bulunmamasının en kötü tarafı ise, üçüncü Balkan savaşı sonrası bile Sırplar’ın vahşi yüzünün ortaya çıkmamasıdır. “Büyük Sırbistan” hayalinden vazgeçmeyen Sırp ulusunun geçek yüzünün tarih kitaplarında yer alması için daha kaç savaş ve daha kaç Srebrenica Soykırımı yaşanacaktır?

    1 yıl önce #

Bu konu için RSS beslemesi

Cevapla

Mesaj göndermek için giriş yapmalısınız.

--->>eski forum